Arama | Söz Sanatı

Arama Sonuçları

Hz. Muhammed,Peygamber efendimiz,Hz. Muhammed (sav) sozleri,Hadisi-Serif,guzel sozler,ozlu sozler

40 Hadis

Kolaylaştırınız, güçleştirmeyiniz, müjdeleyiniz, nefret ettirmeyiniz.

(Buhârî, İ lm, 12; Müslim, Cihâd, 6.)

İslâm, güzel ahlâktır.

(Kenzü'l-Ummâl, 3/17, HadisNo: 5225)

İnsanlara merhamet etmeyene Allah merhamet etmez.

(Müslim, Fedâil, 66; Tirmizî, Birr, 16)

Nerede olursan ol Allah'a karşı gelmekten sakın; yaptığın kötülüğün arkasından bir iyilik yap ki bu onu yok etsin. İnsanlara karşı güzel ahlakın gereğine göre davran.

(Tirmizî, Birr, 55)

Hayra vesile olan, hayrı yapan gibidir.

(Tirmizî, İlm, 14.)

Mümin, bir delikten iki defa sokulmaz. (Mümin, iki defa aynı yanılgıya düşmez)

(Buhârî, Edeb, 83; Müslim, Zühd, 63.)

Allah, sizden birinizin yaptığı işi, ameli ve görevi sağlam ve iyi yapmasından hoşnut olur.

(Taberânî, el-Mu'cemü'l-Evsat, 1/275; Beyhakî,.)

İman, yetmiş küsur derecedir. En üstünü “Lâ ilâhe illallah (Allah'tan başka ilah yoktur)” sözüdür, en düşük derecesi de rahatsız edici bir şeyi yoldan kaldırmaktır. Haya da imandandır.

(Buhârî, Îmân, 3; Müslim, Îmân, 57, 58).

Müslüman, insanların elinden ve dilinden emin olduğu kimsedir.

(Tirmizî, Îmân, 12; Nesâî, Îmân, 8.)

(Mümin) kardeşinle münakaşa etme, onun hoşuna gitmeyecek şakalar yapma ve ona yerine getirmeyeceğin bir söz verme.

(Tirmizî, Birr, 58.)

İnsanların Peygamberlerden öğrenegeldikleri sözlerden biri de: “Utanmadıktan sonra dilediğini yap!” sözüdür.

(Buhârî, Enbiyâ, 54; EbuDâvûd, Edeb, 6. )

(Allah Rasûlü) “Din nasihattır/samimiyettir” buyurdu. “Kime Yâ Rasûlallah?” diye sorduk. O da; “Allah'a, Kitabına, Peygamberine, Müslümanların yöneticilerine ve bütün müslümanlara” diye cevap verdi.

(Müslim, İ mân, 95 )

Kim kötü ve çirkin bir iş görürse onu eliyle düzeltsin; eğer buna gücü yetmiyorsa diliyle düzeltsin; buna da gücü yetmezse, kalben karşı koysun. Bu da imanın en zayıf derecesidir.

(Müslim, Îmân, 78; Ebû Dâvûd, Salât, 248.)

İki göz vardır ki, cehennem ateşi onlara dokunmaz: Allah korkusundan ağlayan göz, bir de gecesini Allah yolunda, nöbet tutarak geçiren göz.

(Tirmizî , Fedâilü'l-Cihâd, 12.)

Zarar vermek ve zarara zararla karşılık vermek yoktur.

(İbn Mâce, Ahkâm, 17; Muvatta', Akdıye, 31.)

Hiçbiriniz kendisi için istediğini (mü'min) kardeşi için istemedikçe (gerçek) iman etmiş olamaz.

(Buhârî, Îmân, 7; Müslim, Îmân, 71.)

Müslüman müslümanın kardeşidir. Ona zulmetmez, onu (düşmanına) teslim etmez. Kim, (mümin) kardeşinin bir ihtiyacını giderirse Allah da onun bir ihtiyacını giderir. Kim müslümanı bir sıkıntıdan kurtarırsa, bu sebeple Allah da onu kıyamet günü sıkıntılarının birinden kurtarır. Kim bir müslümanı(n kusurunu) örterse, Allah da Kıyamet günü onu(n kusurunu) örter.

(Buhârî, Mezâlim, 3; Müslim, Birr, 58.)

 İman etmedikçe cennete giremezsiniz, birbirinizi sevmedikçe de (gerçek anlamda) iman etmiş olamazsınız.

(Müslim, Îmân, 93; Tirmizî, Sıfâtu'l-Kıyâme, 56.)

İşçiye ücretini, (alnının) teri kurumadan veriniz.

(İbn Mâce, Ruhûn, 4 .)

Rabbinize karşı gelmekten sakının, beş vakit namazınızı kılın, Ramazan orucunuzu tutun, mallarınızın zekatını verin, yöneticilerinize itaat edin. (Böylelikle) Rabbinizin cennetine girersiniz.

(Tirmizî, Cum'a, 80.)

Hiç şüphe yok ki doğruluk iyiliğe götürür. İyilik de cennete götürür. Kişi doğru söyleye söyleye Allah katında sıddîk (doğru sözlü) diye yazılır. Yalancılık kötüye götürür. Kötülük de cehenneme götürür. Kişi yalan söyleye söyleye Allah katında kezzâb (çok yalancı) diye yazılır.

(Buhârî, Edeb, 69; Müslim, Birr, 103, 104.)

( Mümin) kardeşine tebessüm etmen sadakadır. İyiliği emredip kötülükten sakındırman sadakadır. Yolunu kaybeden kimseye yol göstermen sadakadır. Yoldan taş, diken, kemik gibi şeyleri kaldırıp atman da senin için sadakadır.

(Tirmizî, Birr, 36.)

Allah sizin ne dış görünüşünüze ne de mallarınıza bakar. Ama o sizin kalplerinize ve işlerinize bakar.

(Müslim, Birr, 33; ‹bn Mâce, Zühd, 9; Ahmed b. Hanbel, 2/285, 539.)

Allah'ın rızası, anne ve babanın rızasındadır. Allah'ın öfkesi de anne babanın öfkesindedir.

(Tirmizî, Birr, 3.)

Üç dua vardır ki, bunlar şüphesiz kabul edilir: Mazlumun duası, misafirin duası ve babanın evladına duası.

(İbn Mâce, Dua, 11.)

Hiçbir baba, çocuğuna, güzel terbiyeden daha üstün bir hediye veremez.

(Tirmizî, Birr, 33.)

Peygamberimiz işaret parmağı ve orta parmağıyla işaret ederek: “ Gerek kendisine ve gerekse başkasına ait herhangi bir yetimi görüp gözetmeyi üzerine alan kimse ile ben, cennette işte böyle yanyanayız” buyurmuştur.

(Buhârî, Talâk, 25, Edeb, 24; Müslim, Zühd, 42.)

Küçüklerimize merhamet etmeyen, büyüklerimize saygı göstermeyen bizden değildir.

(Tirmizî, Birr, 15; Ebû Dâvûd, Edeb, 66)

 Sizin en hayırlılarınız, hanımlarına karşı en iyi davrananlarınızdır.

(Tirmizî, Radâ', 11; ‹bn Mâce, Nikâh, 50. Tirmizî, Birr, 15; Ebû Dâvûd, Edeb, 66.)

Cebrâil bana komşu hakkında o kadar çok tavsiyede bulundu ki; ben ( Allah Teâlâ) komşuyu komşuya mirasçı kılacak zannettim.

(Buhârî, Edeb, 28; Müslim, Birr, 140, 141)

 Birbirinize buğuz etmeyin, birbirinize haset etmeyin, birbirinize arka çevirmeyin; ey Allah'ın kulları, kardeş olun. Bir müslümana, üç günden fazla (din) kardeşi ile dargın durması helal olmaz.

(Buhârî, Edeb, 57, 58.)

(İnsanı) helâk eden şu yedi şeyden kaçının. Onlar nelerdir ya Resulullah dediler. Bunun üzerine: Allah'a şirk koşmak, sihir, Allah'ın haram kıldığı cana kıymak, faiz yemek, yetim malı yemek, savaştan kaçmak, suçsuz ve namuslu mümin kadınlara iftirada bulunmak buyurdu.

(Buhârî, Vasâyâ, 23, Tıbb, 48; Müslim, Îmân, 144)

Allah'a ve ahiret gününe imân eden kimse, komşusuna eziyet etmesin. Allah'a ve ahiret gününe imân eden misafirine ikramda bulunsun. Allah'a ve ahiret gününe imân eden kimse, ya hayır söylesin veya sussun.

(Buhârî, Edeb, 31, 85; Müslim, Îmân, 74, 75)

Söz taşıyanlar (cezalarını çekmeden yada affedilmedikçe) cennete giremezler.

(Müslim, Îmân, 168; Tirmizî, Birr, 79.)

 Dul ve fakirlere yardım eden kimse, Allah yolunda cihad eden veya gündüzleri (nafile) oruç tutup, gecelerini (nafile) ibadetle geçiren kimse gibidir.

(Buhârî, Nafakât, 1; Müslim, Zühd, 41; Tirmizî, Birr, 44; Nesâî, Zekât, 78)

Her insan hata eder. Hata işleyenlerin en hayırlıları tevbe edenlerdir.

(Tirmizî, Kıyâme, 49; İbn Mâce, Zühd, 30.)

 İnsanda bir organ vardır. Eğer o sağlıklı ise bütün vücut sağlıklı olur; eğer o bozulursa bütün vücut bozulur. Dikkat edin! O, kalptir.

(Buhârî, Îmân, 39; Müslim, Müsâkât, 107.)

Mü'minin başka hiç kimsede bulunmayan ilginç bir hali vardır; O'nun her işi hayırdır. Eğer bir genişliğe (nimete) kavuşursa şükreder ve bu onun için bir hayır olur. Eğer bir darlığa (musibete) uğrarsa sabreder ve bu da onun için bir hayır olur.

(Müslim, Zühd, 64; Dârim”, Rikâk, 61.)

Bir müslümanın diktiği ağaçtan veya ektiği ekinden insan, hayvan ve kuşların yedikleri şeyler, o müslüman için birer sadakadır.

(Buhârî, Edeb, 27; Müslim, Müsâkât, 7, 10.)

Bizi aldatan bizden değildir.

(Müslim, Îmân, 164.)


 

Mizana ilk konacak amel güzel ahlak ve cömertliktir.

Mümin, iki defa aynı yanılgıya düşmez.

“İmanın tadına ermek isteyen kimse, insanları sadece Allah rızâsı için sevsin.”

İnsanların en âcizi dua etmeyen, en cimrisi de selam vermeyendir”

Mü’min sever ve sevilir, sevip sevmeyen (hoş geçinmeyen ve kendisiyle geçinilmeyen) insanda hayır yoktur.

Ebü’d–Derdâ radıyallahu anh Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’i şöyle buyururken dinlediğini söylemiştir:

Herhangi bir kişi geri vermemek niyetiyle bir borç alırsa kıyamet gününde hırsız olarak Allahın huzuruna çıkar. [Hadis-i Şerif / İbn-i Mace)

Allahü Teâlâ, kulunu, yediğinde içtiğinde bir defa “Elhamdü lillâh” demesinden dolayı cennete koyar. - Hadis-i Şerif, Kaynak: Ramüzül Ehadis: (C.1,S.89/10)

Başkasının kusurlarını anlatmak istediğinde hemen kendi kusurlarını hatırla. - Hadis-i Şerif,: (Camiüs Sağir)

Yumuşak huyluluğa dört elle sarıl. Sertlikten ve hayasızlıktan uzak dur. - Hadis-i Şerif,  (Buhari, Edeb:38)

ALLAH’ım sen affedicisin, cömertsin, affetmeyi seversin, beni de affet. - Hadis-i Şerif, Kaynak: Tirmizî, Deavât, 89)

Söz taşıyanlar (cezalarını çekmeden yada affedilmedikçe) cennete giremezler. (Müslim, Îmân, 168; Tirmizî, Birr, 79.)

 Dul ve fakirlere yardım eden kimse, Allah yolunda cihad eden veya gündüzleri (nafile) oruç tutup, gecelerini (nafile) ibadetle geçiren kimse gibidir. (Buhârî, Nafakât, 1; Müslim, Zühd, 41; Tirmizî, Birr, 44; Nesâî, Zekât, 78)

Allah'a ve ahiret gününe imân eden kimse, komşusuna eziyet etmesin. Allah'a ve ahiret gününe imân eden misafirine ikramda bulunsun. Allah'a ve ahiret gününe imân eden kimse, ya hayır söylesin veya sussun. (Buhârî, Edeb, 31, 85; Müslim, Îmân, 74, 75)

İnsanda bir organ vardır. Eğer o sağlıklı ise bütün vücut sağlıklı olur; eğer o bozulursa bütün vücut bozulur. Dikkat edin! O, kalptir. (Buhârî, Îmân, 39; Müslim, Müsâkât, 107.)

Çocuklarınızı şu 3 sevgiyle terbiye ediniz: peygamberin sevgisi; Onun ehl-i beytinin sevgisi; Kur’an okumak (sevgisi). (Deylemi).

Kişi, birinin yaptığı işten hoşlanırsa, o da onun gibidir. (Taberani)

En üstün ibadet, sıkıntı anında sabırla kurtulmayı beklemektir.(Beyhaki).

Birbirinize karşı mütevazi olmanızı, Allah bana vahiyle emretti. Öyle ki, hiç kimse, kimseye karşı övünmesin ve hiç kimse, hiç kimseye zulmetmesin.(Müslim).

İki hakim Cehenneme, bir hakim de Cennete girer. Hakkı bilen ve o hak üzere hüküm veren hakim cennetliktir. Hakkı bilen, fakat o hak ile hükmetmiyerek yargıya zulüm karıştıran hakim cehennemliktir. Hakkı bilmeden, gerçeği öğrenmeden peşin yargıya varan hakim de yine cehennemliktir.(Hakim).

Ahirzamanda insanlara parapul gerekecek. Ta ki onunla din ve dünyalarını ayakta tutabilsinler.( Taberani )

Kulun konuşmalarında inşaallah demesi, imanının mükemmelliğindendir. (Taberani).

Pek çok günahları olan bir kimse dahi olsa, zulme uğrayanın bedduası kabul görür. Fasıklığı kendine... (Ramuz)

Kişi değiştirmeye güç yetiremiyeceği bir münkeri (sakıncalı eylemi) görünce, Allah’a o eylemi münkir olduğunu yani asla hoşlanmadığını bildirmesi, onu kurtarmaya yeter.(Taberani).

Açıktan günah işleyenleri anlatmaktan niçin çekiniyorsunuz? İnsanlar onları ne zaman tanıyacak? Onların kötü eylemlerini anlatın ki, insanlar onlardan sakınsınlar, zarar görmekten korunsunlar (Beyhaki).

Şu 4 şeyden sakınan Cennete girer: Cana kıymaktan (cinayetten); Haram kazanç elde edip yemekten; Zina işlemekten, haram olan cinsel ilişkilere girmekten; Alkol alışkanlığından...(Bezzar).

Hz. Peygamber sözlü iddia ve ithama göre ceza vermezdi. Ve birinin diğeri aleyhindeki iddiasını delilsiz ve ispatsız kabul etmezdi.(Ebu Nuaym)

Cuma günü, bana çok salavat getirin. Çünkü Cuma günü, şahitlerin hazır olduğu bir gündür. Yani o günde melekler, (ibadet edenlerin yanında) hazır bulunurlar. Sizden biriniz bana salavat getirdiğinde, (bitirinceye kadar) salavatı melekler tarafından bana sunulur. (İbn-i Mace)

Mümin, bütünüyle faydadan ibarettir. Birlikte yürüdüğünde, sana (güzel şeyler anlatıp) fayda verir. Kendisine akıl danıştığında, (en doğru ve gerekli bilgiyi verip) sana yararlı olur. Ortaklık kurduğunda (hainlik düşünmez) sana kazanç sağlar. O, her şeyiyle, her işinde (tepeden tırnağa) faydadan ibarettir.(Ebu Nuaym)

İnsanların gelip geçtiği yollarda (caddelerde) oturmaktan sakının.Mutlaka oturacaksanız o zaman yolun hakkını verin.Yolun hakkı ise şunlardır: Harama bakmamak, Yoldan gelip geçen insanlara sıkıntı ve eziyet vermemek, ta’cizde bulunmamak, Verilen selamları almak, İyiliği teşvik etmek, Kötülükten de sakındırmak.(Ebu Davud).

Ebu Rafi’ anlatıyor: Kureyş beni Hz. Peygambere (elçi olarak) gönderdi.Onu görünce kalbime İslam sevgisi düştü. Dedim ki: Ey Allah’ın Resulü! Ben bir daha onlara dönmem. Şöyle buyurdu: Ben yaptığım sözleşme ve anlaşmaları bozmam ve (bana gelen) elçileri yanımda alıkoymam. Şimdi sen (Kureyş’e) geri dön, görevini tamamla. Sonra şu anda içinde hissettiğini yine hissedersen döner gelirsin. Bunun üzerine Kureyş’e geri döndüm. Görevimi bitirdim. Sonra tekrar gelip müslüman oldum. (Ebu Davud).

Hz. Peygamber, aciz (bezgin) ve tenbel olmadığını gösteren bir yürüyüşle yürürdü. (İbn-i Asakir).
 
Biriniz gönlünden, müslüman kardeşine faydalı bir öğüt geçiriyorsa, onu söylesin. (İbn-i Adiyy).

Müslümanlar karşılaştıklarında, tokalaşır, birbirlerinin hal ve hatırlarını sorarlarsa, Allah onlara bu halde iken 100 rahmet indirir. Doksan dokuzu daha güler yüzle ve daha samimiyetle kardeşinin halini ve hatırını sorana, biri de diğerine verilir.(Taberani).

Allah, Cehennemde cezası en hafif olanlardan birine şöyle der: Eğer yer yüzündeki her imkan (güç ve servet) senin elinde olsaydı, bu cezadan kurtulmak için, verir miydin? O kişi hiç tereddütsüz: verirdim, der. Allah şu açıklamayı yapar: Sen dünyada yaşarken, ben senden bu dediğimden daha kolayını, yani bana inanmanı ve hiçbir şeyi ortak koşmamanı istedim. Ama sen ise bana ortak koşmakta direttin.(Tirmizi).

Mü’minlerin ölen küçük çocukları cennette bir dağdadır. Kıyamet günü babalarına teslim edilinceye kadar bakımlarını İbrahim Peygamber ve hanımı Sare üzerine almıştır.(Müsned).

Sıcak yemekten sakının! Çünkü o, bereketi giderir. Soğuk yemeyi tavsiye ederim.Çünkü onun bereketi daha büyüktür.(Camiüssağir).

Cennette büyük bir köşk vardır. İsmi cömertler köşküdür (Taberani).

Kendisine aklını yerinde kullanma becerisi verilen kimse, kurtuluşa ermiştir. (Beyhaki)

Her şeyin bir yolu vardır. Cennetin yolu da ilimdir. (Deylemi).

Benden sonra bana inanan müslümanlar hakkında şu 3 şeyden korkuyorum: Onları idare edenlerin zulme sapmalarından. Yıldızların (Burçların) yaşamlarına etkisi olduğuna inanmalarından. Kaderi inkar etmelerinden.(İbn-i Asakir)

Başlarına üzücü bir hal geldiğinde sabreden; Kendine nimet verildiğinde şükreden; Haksızlığa uğradığında olaya hoşgörüyle yaklaşarak bağışlayıp affeden; Kendi bir haksızlık yaptığında özür ve af dileyen kimseler... İşte onlar güvenli ve doğru yolu bulanların ta kendileridir. (Taberani).

Geçimini sağlamakla yükümlü olduğu insanları ihmal etmek, kişiye günah olarak yeter.(Ebu Davud).

Biriniz bir yolculuğa çıktığında din kardeşlerine(uğrayıp) onlarla vedalaşsın.Çünkü Allah, onların yapacakları duayı, onun hakkında bereketli (ve makbul) kılar. (Deylemi).

Fuhuş yeryüzünde yaygınlaşınca yer sarsıntıları (depremler) olur. İdareciler halka zulüm ve haksızlık yaptıklarında yağmurlar kesilir (Kuraklık ve kıtlık başlar). İslam toplumunda yaşayan gayr-i müslimlere verilren sözler (taahhütler) yerine getirilmediğinde de düşman, müslümanlara galip gelir. (Deylemi)

Kim ilim öğrenmeye çalışırsa, bu onun geçmiş tüm günahlarının silinmesine sebep olur.(Tirmizi).

Cennete giren, hep nimet görür, sıkıntı çekmez. Ne elbisesi eskir; ne de gençliği elden gider.(Müslim).

Üzüntü ve kaygılarınızı sadakalar vererek gideriniz. Ta ki, Allah kötü durumunuzu düzeltsin, düşmanlarınıza karşı da size yardımcı olsun. (Deylemi).

Din kardeşi kendisine özür dilemek üzere gelen kişi; özür dileyen bunda ister samimi olsun, isterse olmasın; o özrü kabul etsin. Böyle yapmazsa, Kevser Havuzunun başında yanıma gelemez.(Hakim).

Yağmurların çoğalıp bitkilerin (ürünlerin) az, Kur’an okuyanların çok olup dini bilenlerin az, İdarecilerin sayıının artıp, güven duyulanların ise kıt olması kıyametin yaklaştığının delillerindendir. (Taberani).

Siz kadınların evinizde ev işlerini yaparken çektiğiniz sıkıntı, inşaallah(cephede)Allah yolunda savaşanların sevabına denk sayılır. (Ebu Ya’la).

Sizden biriniz bir topluluğa vardığında selam versin. Ayrılırken de selam versin. Bu ikinci selam da, birincisi kadar önemlidir. (Ebu Davud, Tirmizi)

La ilahe illallah diyenlere dil uzatmaktan, dışlamaktan uzak dur. Hiçbir günah yüzünden, onları kafirlikle (din dışılıkla) itham etme( Taberani)

Kıyamet günü, tüm (gasbedilen) haklar, sahiplerine geri ödenecektir.Hatta boynuzlu koyundan, boynuzsuz hayvana boynuz vurmasının hakkı bile alınacaktır.(Müslim).

Size şerri dokunabilecek kötü adamlara rastladığınızda, onlara selam veriniz. Ta ki, size karşı olan kötü düşünce ve düşmanlıkları dinsin.(Beyhaki).

Dünyaya gönül verme (zahid ol) ki Allah seni sevsin. İnsanların elindekine göz dikme ki, insanlar seni sevsin. (İbn-i Mace).

Hz.Peygamber, bir gün ashabına: İnsanları en çok cehenneme girdiren şey nedir? diye sordu. Ashap: Allah ve Resulü bilir ancak, dediler. Hz Peygamber: İki uzvudur ki, biri ağzı, diğeri ferci (cinsiyet organı), buyurdu. Sonra tekrar sordu: İnsanların en çok cennete eriştiren şey nedir? Ashap, aynı cevabı verince, şu açıklamayı yaptı: Bu da iki şeydir: Biri, Allah’tan korkmak, yani takva sahibi olmaktır. Diğeri de güzel ahlaka sahip bulunmaktır. (İbn-i Mace).

Ölümü çok zikredin. Zenginlik anında ölümü hatırlarsanız, bu (zenginliğin vereceği azgınlık ve şımarıklığı) yıkar. Fakirlik anında hatırlarsanız, bu, (halinizden şikayeti önler) elinizdekine kanaat etmenize sebep olur.(İbn-i Ebi’d-Dünya)

Günahlar rızkı azaltmaz. Sevaplar da rızkı çoğaltmaz. Duayı terketmek ise günahtır.(Mu’cemu’s-sağir).

Her duyduğunu söylemesi, kişiye günah olarak yeter.(Ebu Davud).

Benim ümmetim, merhamete uğramış bir ümmettir. Ağirette azap görmeyecektir. Onun cezası, ancak dünyada başına gelen ağır imtihanlar, depremler, masum yere öldürülmeler ve çeşitli felaketler şeklinde verilir. (Ebu Davud)

Sizden biri, savaşta korunduğu kalkan gibi, oruç da cehennemden koruyucu bir kalkandır. Her ayda 3 gün oruç tutmak güzeldir.(İbn-i Huzeyme, Sahih).

Kul namaza durduğunda rükua gidinceye kadar hayır onun başı üzerine saçılır. Rükuda iken secdeye varıncaya kadar, Allah’ın rahmeti onu kaplar. Secde ettiğinde ise, Allah’a manen yaklaşır. Ve onun rahmet nazarını kendine çevirir. (Said bin Masur).

Allah kadınlarınz hakkında hayırlı olmanızı tavsiye eder. Çünkü onlar, anneleriniz, kızlarınız teyzelerinizdir.(Taberani).

Kim kalbini Allah’a bağlarsa, Allah mü’minlerin kalbinde ona sevgi ve merhamet yaratır (Taberani).

Borç almaktan sakının! çünkü o, gecenin kaygısı, gündüzün ise zilletidir. ( Beyhaki )

Bana az sözle çok mana ifade etme kabiliyeti (cevaimü’l-kelim) verildi.(Ebu Ya’la)

2 melek vardır. Biri şiddeti emreder, diğeri yumuşaklığı... Her ikisi de haklıdır. Şiddeti emreden Cebrail, yumuşaklığı emreden Mikaildir. İki peygamber vardır. Biri yumuşaklığı emreder, diğeri şiddeti. Her ikisi de haklıdır. Yumuşaklığı emreden Hz. İbrahim, şiddeti emreden Hz. Nuh’tur. İki arkadaşım vardır. Biri yumuşaklığı emreder, diğeri şiddeti. Bunlar da haklıdır. Yumuşaklığı emreden Ebu Bekir, şiddeti emreden Ömer’dir.(Taberani).

Allahtan başka yardımcısı bulunmayan çaresiz birine zulmedene Allah, şiddetle azap eder. (Deylemi).

Baba cennetin orta kapısıdır(Tirmizi).

Kişi cennete girdiği zaman, Rabbından anne ve babasını ve çocuklarını soracak. Allah ona: Onlar senin makam ve derecene ulaşamadılar ki! diye seslenecek. O da: Ya Rabbi! Ben hem kendim, hem de onlar için amelde bulundum, diyerek (şefaat edecek). Bunun üzerine onların da ona katılması için Allah emir verecek. (Ramuz).

Diline sahip ol. Evin sana dar gelmesin. Günahların için ağla.(Ukbe bin Amir).

Yetimlerin malını, onların namına çalıştırın. Ta ki, zekat, onu yeyip eritmesin.(Taberani)

Biriniz ayakta iken öfkelenirse otursun. Öfkesi geçerse ne ala. Aksi halde uzanıp yatsın.(Müsned).

Allah, niyeti “önce ahiret” olana dünyayı da verir. Ama niyeti “sadece dünya” olana, ahireti vermez.(İbn-i Mübarek).

Meşru dairede eğleniniz ve oynayınz. Ben dini yaşantınızda bir kabalığın (yobazlığın) görünmesinden hoşlanmıyorum. (Beyhaki).

Kötü arkadaştan sakın! Onunla tanınacağından şüphen olmasın.(İbn-i Asakir).

Allah Resülü: Tacirler (serbest meslek erbabı ve esnaflar), facirlerin (günahkarların) ta kendileridir, buyurdu. Ashap: Ey Allah’ın Resulü, Allah alış verişi helal kılmadı mı? Diye sordular. Allah’ın Resulü şu cevabı verdi: Evet, ama onlar sattıkları mallar hakkında konuşurlarken yalan konuşurlar. Yalan yere yemin ederler de günaha girerler. (Bu yüzden alış verişlerinin bereketi gider. Günahlara girerler).(Ramuz).

Dört özellik vardır ki, kimde bulunursa, Allah o kimseyi cehennemden uzak kılar ve onu şeytandan korur: Kötü bir şeyi yapmak isterken iradesine hakim olan; Nefsi istemediği halde, güzel bir şeyi yapan; Bir şeyi canı çekip, iştah duyduğunda nefsine engel olan; Öfkelendiğinde, öfkesini tutan... 4 özellik daha vardır ki, kimde bulunursa, Allah rahmetini o kimse üzerine yayar ve onu cennetine koyar: Bir yoksulu koruma altına alan; Zayıfa merhamet eden; Emri altındakilere (işçi ve hizmetçilerine) yumuşak davranan; Anne babasına bağış ve iyilikte bulunan...(Hakim).

Kulağın hoşlanmayacağı herşeyden sakın!(Taberani).

Ümmetimin bana en yakın olanları, bana en çok salavat getirenleridir.(Beyhaki).

Resulüllah, kafa karıştırıcı, anlaşılması zor sözler söylemekten (mü’minleri) menetti.(Ebu Davud).

Hz. Peygamber, çocuklara rastladığında, onlara selam verirdi.(Buhari).

 

Mustafa Kemal,Ataturk,Kemal Pasa,Ataturk Sozleri,Ataturk ozlu sozler,guzel sozler

Bir millet eğitim ordusuna sahip olmadıkça, savaş meydanlarında ne kadar parlak zaferler elde ederse etsin, o zaferlerin kalıcı sonuçlar vermesi ancak eğitim ordusuyla mümkündür.

Çalışmak demek, boşuna yorulmak, terlemek değildir. Zamanın gereklerine göre bilim ve teknik ve her türlü uygar buluşlardan azami derecede istifade etmek zorunludur.

Bir ulus, sımsıkı birbirine bağlı olmayı bildikçe yeryüzünde onu dağıtabilecek bir güç düşünülemez.

Bir millete hizmet eden onun efendisi olur. 

Eğer bir gün benim sözlerim bilimle ters düşerse bilimi seçin.

Ya istiklal, ya ölüm. 

Tehdide dayanan ahlak, bir erdemlilik olmadığından başka, güvenilmeye de layık değildir.

Türk gençliği amaca, bizim yüksek ülkümüze, durmadan, yorulmadan yürüyecektir. 

Bir milletin ahlak değeri, o milletin yükselmesini sağlar. Bir millet, zenginliğiyle değil, ahlak değeriyle ölçülür.

Milletimizin saf karakteri yetenekle doludur. Ancak bu doğuştan gelen yeteneği geliştirebilecek metodlarla donanmış vatandaşlar lazımdır. 

Saygısızlığın, saldırının küçüğü, büyüğü yoktur. Samimiyetin lisanı yoktur. Samimiyet sözlerle açıklanamaz. O, gözlerden ve tavırlardan anlaşılır. Medeniyetin esası, ilerlemesi ve kuvvetin temeli, aile hayatındadır. Bu hayattaki fenalık mutlaka toplumsal, ekonomik ve politik beceriksizliği doğurur.

Ey Türk Gençliği! Birinci vazifen Türk istiklal ve cumhuriyetini ilelebet muhafaza ve müdafaa etmektir.

Ey yükselen yeni nesil! Gelecek sizindir. Cumhuriyeti biz kurduk, onu sonsuza kadar yaşatacak olan sizlersiniz.

Birlik ve beraberlik; ölümden başka her şeyi yener.

Bir millet savaş alanlarında ne kadar zafer elde ederse etsin-, o zaferin sürekli sonuçlar vermesi ancak kültür ordusu ile mümkündür.

Asıl uğraşmaya mecbur olduğumuz şey, yüksek kültürde ve fazilette dünya birinciliğini tutmaktır.

Biz TürkIer, bütün tarihimiz boyunca hürriyet ve istikIaIe timsaI oImuş bir miIIetiz.

Türkiye’nin güvenini amaç edinen, hiçbir başka ulusun aleyhinde olmayan bir barış yolu, her zaman bizim ilkemiz olacaktır. 

Ben icap ettiği zaman en büyük hediyem oImak üzere, Türk MiIIetine canımı vereceğim.

Öğretmen, yıllar sonra ödülünü alır. 

Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran Türkiye haIkına Türk miIIeti denir.

Öğretmen bir kandiIe benzer, kendini tüketerek başkaIarına ışık verir.

MuaIIimIer! Yeni nesIi, Cumhuriyetin fedakar öğretmen ve eğiticiIeri, sizIer yetiştireceksiniz, yeni nesiI sizin eseriniz oIacaktır. Eserin kıymeti, sizin maharetiniz ve fedakarIığınız derecesiyIe mütenasip buIunacaktır. 

Medeniyet öyle bir ışıktır ki, ona kayıtsız olanları yakar, mahveder.

Tam bağımsızlık ancak ekonomik bağımsızlıkla olur. 

Egemenlik, kayıtsız şartsız ulusundur.

Cumhuriyet, fikir serbestliği taraftarıdır. Samimi ve meşru olmak şartıyla her fikre hürmet ederiz. 

İnsaf ve merhamet dilenmekle millet işleri görülemez; millet ve devletin şeref ve bağımsızlığı elde edilemez, insaf ve merhamet dilenmek gibi bir kural yoktur.

Dünyada ve dünya milletleri arasında sükun, huzur ve iyi geçim olmazsa, bir millet kendisi için ne yaparsa yapsın, huzurdan mahrumdur.

Milletimiz güçlü bir millet olmaya azmetmiştir. Bunun gereklerinden biri de kadınlarımızın her konuda yükselmelerini sağlamaktır. Bundan dolayı kadınlarımız ilim ve fen sahibi olacaklar ve erkeklerin geçtikleri bütün öğretim basamaklarından geçeceklerdir.

İstikIaI, istikbaI, hürriyet, herşey adaIetIe kaimdir! 

Türk orduları, tarihte benzeri görülmemiş kahramanlıklar, fedakârlıklar göstermiştir.

Kadının en büyük vazifesi analıktır! İlk terbiye verilen yerin ana kucağı olduğu düşünülürse, bu vazifenin ehemmiyeti layıkiyle anlaşılır.

Kadınlarımızın genel görev ve çalışmalarda paylarına düşen işlerden başka, en önemli, en hayırlı, en faziletli bir ödevleri de “iyi anne” olmalarıdır.

Her fert istediğini düşünmek, istediğine inanmak, kendine mahsus siyasi bir fikre sahip oImak, seçtiği bir dinin icapIarını yapmak veya yapmamak hak ve hürriyetine sahiptir. Kimsenin fikrine ve vicdanına hakim oIunamaz. 

Türk milletindenim diyen insanlar her şeyden önce ve mutlaka Türkçe konuşmalıdır.

Türk dili, dillerin en zenginlerindendir.

ÖyIe istiyorum ki, Türk DiIi biIim yöntemIeriyIe kuraIIarını ortaya koysun ve her daIda yazı yazanIar, bütün terimIeriyIe çoğunIuğun anIayabiIeceği güzeI, ahenkIi diIimizi kuIIansınIar. 

Bir millet sanattan ve sanatkardan mahrumsa, tam bir hayata sahip olamaz. 

Spordan yoksun olan bir gençlik nasıl ki vatan müdafaası sırasında etkili olamıyorsa, insan denen varlığın kafa yapısı da ne derece tekamül ederse etsin, bedeni inkişafı noksan ve yetersiz olursa, o kafayı ileriye götüremez, taşıyamaz.

Türk gençliği, sağlıklı yetişip spor yaparsa ulusumuzun geleceği güvence altındadır.

Ben sporcunun çevik ve namuslusunu severim.

Türk, öğün, çalış, güven. 

Spor, ahlaktır. Türk gençliği, sağlıklı yetişip spor yaparsa ulusumuzun geleceği güvence altındadır.

Büyük Türk MiIIetinin bu yoIdaki hızını, her vasıtayIa arttırmaya çaIışmak, bizim hepimizin en kutIu vazifemizdir.

BiIeIim ki miIIi benIiğini biImeyen miIIetIer başka miIIetIere yem oIurIar.

Benim fikirlerimi, benim duygularımı anlıyorsanız ve hissediyorsanız bu yeterlidir. ,

Mevzubahis vatansa gerisi teferruattır. 

Albert Camus,Albert Camus sozleri,unlu sozleri,guzel sozler,ozlu sozler

Çocuklara işkence yapılan bu dünyayı sevmeyi, ölünceye kadar reddedeceğim.

İnsan tümüyle suçlu değildir çünkü tarihi o başlatmadı, ama tümüyle suçsuz da değildir çünkü tarihi sürdürdü

İnsanlar için en ideal düzen, onların mutlu olduğu düzendir.

İnsan eninde sonunda her şeye alışır.

Bana ya hep ya hiç gerek.

Aşk, akıllı aptal demeden tüm insanlara bulaşan bir hastalıktır.

Mutluluk, bizi zorlayan kadere karşı kazanılan zaferlerin en büyüğüdür.

Git gide, insanların dünyası karşısındaki tek tepki, bireyselliktir

Gölgesiz güneş yoktur ve geceyi tanımak gerekir.

Bir ahlak kitabı yazacak olsaydım:
Doksan dokuz sayfası bembeyaz, yüz sayfalık bir kitap olurdu. 
Son sayfaya:
“Bildiğim tek bir görev var, o da sevme görevidir,” yazardım.

Büyük olmanın yolu da, deha gibi çalışma ve alın terinden geçer.

Basın özgürlüğü belki de özgürlük düşüncesinin giderek aşağılanmasından en çok acı çekmiş özgürlüktür.

Bir yazarım. Ben değil kalemim düşünür, anımsar ya da kuşatır.

Özgürlük gelecek umudu değildir. O, şu ‘an’dadır ve insanlarla ve şu andaki dünyayla uyumludur.

Çağdaş siyasi toplum, insanları mutsuzluğa düşürme makinesidir.

Çoğu zaman, ilerlediğimi sanırken geriliyordum.

Ben umutsuzluğu ve bu dertli dünyayı kabul etmeyerek, insanların birleşmesini ve kötü yazgılarına karşı savaşmalarını istiyordum.

Gençlik kolay mutluluklar için parlak bir çağdır.

Şerefini bir yana bırakan inkılap, bu duygunun egemen olduğu kaynaklarına ihanet etmiş olur.

Gerçek umutsuzluk can çekişme, mezar ve uçurumdur.

Başarı kolay elde edilir, zor olan başarıyı hak etmektir.

Dışında kalınca, bir olayı yargılamak olanaksız ve ahlak dışıdır.

Çekip gidene her şey mizah, kalıp bekleyene her şey şiirdir.

Biz, bu zorbalıklar, gürültüler dünyasını  sevmiyoruz.İçimiz onu sevecek kadar bozuk değil.

İnsanlarla uzun süre yaşayamıyorum. Sonsuzluğun payından bana biraz yalnızlık gerek.

"Herkesin biraz kendini unutması gerekir."

Bir insanı sevmek, onunla birlikte yaşlanmaya razı olmaktır.

Beni öldürmeyen daha güçlü kılar.

Derdini dile getirenlerin ağzını tıkayacak yerde, kendi kulaklarını tıkarlar. 

İnsan ne ise, o olmayı reddeden tek yaratıktır.

İnsan ancak kendisinde olanı verebilir.

Yaşamımızın ancak birkaç saatini gerçekten yaşıyoruz

Sizi yıpratan insanlardan sessizce uzaklaşın.

Ben dilimin sınırlarında nöbet beklerim.

Tarih insanların, düşlerin en aydınlık olanlarını gerçekleştirmek için giriştikleri umutsuz bir çabadan başka bir şey değildir.

Geceler sonsuz değildir.

İnsanın parası varsa çalışmak zorunda kalmaz. Böylece zamanı satın alır. Bu kalan zamanda da kendini mutlu edebilecek şeyleri yapar. Yani para mutluluğu satın alır.

Yaşamak kendi başına bir değer yargısıdır. Nefes almak ise; yargılamaktır.

Ne Faust, ne Don Kişot birbirini yenmek için yaratılmamışlardır ve sanat dünyaya kötülük etmek için icat edilmemiştir.

İnsanın her gün yaptığı en iyi şey intihar etmemeye karar vermektir.

Ahlaka dair ne biliyorsam bunu futbola borçluyum. Çünkü top hiçbir zaman beklediğim köşeden gelmedi.

Politika ve sanat dünyanın düzensizlikleri karşısında başkaldırmanın iki ayrı yüzüdür.

Korkunç bir bırakılmışlık duygusu. Dünyanın bütün varlıklarını göğsüme sarsam bile, kendimi hiçbir şeyden koruyamazdım.

Bir insanın tek başına mutlu olması utanılacak bir şeydir.

Bu dünya önemsiz. Bunu onaylayan özgürlüğüne kavuşur.

Bir kalıp düşünceyi işlemek, bir incelik üzerinde durmaktan çok daha kolaydır. Benim için kalıp düşünceyi seçtiler: Ben de saçma oldum kaldım.

Zamanımdan ayrılamayacağımı anlayınca, onunla birleşmeye karar verdim.

İnsanlar, en masum şeylere varıncaya kadar her şeyi suça dönüştürürler.

Yirminci yüzyılımız korku çağıdır. Diyeceksiniz ki korku bir bilim değildir, ama bu korkuda bilimin payı var.

Geleceğe yönelik gerçek cömertlik, şu an mevcut olan her şeyden vazgeçmeyi içerir.

Huzur, suskunluk içinde sevmek olabilirdi. Ama bilinç ve insan var; konuşmak gerekiyor. Sevmek cehenneme dönüşüyor.

Eğer bir ağa köleleri olmadan yapamıyorsa, ikisinden hangisi özgür bir insandır.

Mutsuzluğum, her şeyi anlamaktan ileri geliyor.

İnsan kendisi için gerçek ve mutlak olan mutluluğa yaşamı boyunca yalnız bir kez erişir ve geri kalan tüm yaşamını bu mutluluğa tekrar ulaşmaya adar.

Dünyada her kötülük, hemen her zaman cehaletten gelir.

Umutsuzluk susar. Kaldı ki susmak bile, eğer gözler konuşuyorsa bir anlam taşır.

Dostlarım, şimdi ben size büyük bir şey söyleyeceğim. Sakın kıyametin kopmasını beklemeyin, o her gün kopmaktadır.

Platon sozleri,Platon,unlu sozleri,guzel sozler,Platon ozlu sozler

Aşkın dokunuşu ile herkes şaire dönüşür.

Aşk, çok zor bir şuur bozukluğudur

Beden ruhun mezarıdır.

Adet ve kanunlar iyilik ile kabul edilmelidir. İyilik ve fayda bundadır. Baskı ve kölelik yolu ile kabul ettirilmesi ile doğacak zarar sayılamaz.

Sadece ölüler savaşların sonunu görmüştür.

Bütün sanatlar,kazanma ve meydana getirmeden başka bir şey degildir.

Bilge insanlar konuşurlar çünkü söyleyecek bir şeyleri vardır. Aptal insanlar konuşurlar çünkü kendilerini bir şey söylemek zorunda sanırlar.

Bilirken susmak, bilmezken söylemek kadar kötüdür.

Küçük şeylere gereğinden çok önem verenler, elinden büyük iş gelmeyenlerdir.

Bir hüküm, bütün insanların aynı şekilde sarılması gereken şey değildir. Mesela ihtiyarın raksı gibi.

Şehir halkı huy ve tabiat itibariyle iyi olmadıkları zamanlarda istibdat idaresine ihtiyaç duyabilir. İdareci karakter itibariyle müstebitse istibdat ozaman kötülenebilir. Köleler ve kötüler için istibdat en üstün iyiliktir.

Bir insanın akıllı olmasına bir şey dediğimiz yok. Yeter ki; aklını başkalarına kabul ettirmeye çalışmasın.

Yeryüzünde barışı sağlayacak sihirli değnek analarla öğretmenlerin elindedir. Eğitim demek, vücutta ve ruhtaki güzelliği ve mükemmelliği son mertebesine kadar geliştirmek demektir.

Boş bir kafa, şeytanın çalışma odasıdır.

Sorgulanmayan bir hayat, yaşanmaya değmez.

Bir karenin kenarlarıyla köşegenlerinin rasyonel orantılı olmadığı gerçeğinden habersiz olan, insan sıfatına layık değildir.

Cesaret, tehlike karşısında akıl ve zekanın kullanılmasıdır.

Bana öyle geliyor ki, bilmediklerimden ve bildiğimi de düşünmediğim şeylerden dolayı ondan biraz daha bilgeyim.

Öğretmenlik her şeyden evvel bir tanrı sanatıdır.

Bir zorba, ne zaman düşman ülkeyi işgalle veya anlaşmayla sustursa ve artık düşmandan korkacak bir şey kalmasa, tekrar bir başka savaşı başlatmalıdır ki insanlar bir lidere ihtiyaç duysun.

Demokrasi, bir eğitim işidir. Eğitimsiz kitlelerle demokrasiye geçilirse oligarşi olur. Devam edilirse demagoglar türer. Demagoglardan da diktatörler çıkar.

Terbiyenin gayesi, insanlarda bulunan kabiliyetleri geliştirmektir.

Beden terbiyesi ruhu eğitmek içindir. Bedenlerin doğrulup düzelmesi ruhun doğrulup düzelmesini sağlar.

Devlet işleri içten gelen bir sevgi, edep ve kamil akıl ile yürütülmezse onun sonu çöküş ve yok oluştur.

Mutluluk bilgi ile kazanılır.

Devlet işleri, devlet içinde idare edenlerle idare edilenlerin yönetime katılmasıyla gerçekleşir.

Doğru düşünce bilgidir.

Dost hem iyi görünen hem de iyi olan insandır.

İyi görüp beğenen yani düzgün insan kanuna sarılır.

Düşünmek, ruhun kendi kendine konuşmasıdır.

Şehir halkı ne kadar iyi olursa, idarecileri de o kadar çok ilahi vasıfta olur.

Edebini kaybeden kimse kötülükten zevk alır.

Nefsinin öğretmeni, vicdanının öğrencisi ol.

Kendini bilmek ruhunu bilmektir.

Edep sahibi yalnızca iyiliklerden zevk alır.

Edep, devlet başkanları ve benzeri kişilerin tabiatına yerleşince bunu neticesi olarak iyilikler çoğalır, bunlar iyi olarak görülüp beğenilir. Böylece halk da bunların gerçek olduğuna inanır ve iyiliklerin kabulünde birleşir. İşte istenen istikamet budur.

Makamını kaybedersen üzülme! Güneş de her sabah doğar ve akşam batar…

Aşık olmayı beceremeyen yağ çekmeyi öğrenmek zorundadır.

Felsefe, doğruyu bulma yolunda, düşünsel bir çalışmadır.

Görünen değişiyor, görünmeyen değişmiyor.

Nefsin hastalığı kendisinde ilahi siyaset adabının bulunmamasıdır.

Gözlemle, dinle, sus, az yargıla, çok sor!

Kendini yönetirsen dünyayı yönetecek gücü bulabilirsin.

Güzel adetler kullanıldığı ölçüde pekişir, sağlamlaşır. Şayet ihmal edilirse silinip gider. Gençler ve çocuklar bunu bilemez. Öyleyse bu onlara kabul ettirilip yaptırılır.

Hak ve doğrulukla galip olan şahıs faziletli şahıs, hak ve doğrulukla galip olan şehir de faziletli şehirdir.

Merak, bir filozofun en düşkün olduğu şeydir. Çünkü felsefenin bundan başka bir başlangıcı yoktur.

Hakikatte şehir bir yer veya insanlar topluluğundan ibaret değildir. Şehir olmanın gerekleri vardır. Bunlar: halkının kanun kabul eder olması gerekir. İlahi bir idarecisinin bulunması, halkınında övülüp beğenilecek bir takım huyları ve adetlerini görülmesi, coğrafyasının halkın ihtiyaçlarını sağlayacağı zaruri şeylerin teminine imkan erecek elverişli tabiatı olmalıdır.

Bildiğini bildiğine ve bilmediğini bilmediğine inanıncaya kadar, kendine verilen ilimden hiçbir fayda görmez.

Her şeyin en mühim noktası, başlangıçtır.

İdareciler edepli olmadıkları zaman hem kendi işleri hem de idareleri altında bulunanların işleri bozulur.

Hayatta göreceğiniz iş ne olursa olsun, erdem olmayınca elde edeceğiniz her şeyin, yapacağınız her işin sonunda utanç ve kötülük vardır.

İktidar, iktidara düşkün olmayan ve iktidardan gelecek yararlara ihtiyacı bulunmayanlara verilmelidir.

Her şeyde en iyi mihenk taşı tecrübedir.

İnsana aklı kazandıracak olan şey yalnız ve yalnız edeptir.

Kötülüklerin ilki ve en büyüğü, haksızlıkların cezasız kalmasıdır.

Bir insan tanrıların varlığına hiç inanmasa da, eğer aynı zamanda dürüst bir mizacı varsa, böyle kişiler insanlardaki kötülükten nefret eder.

İnsanın kendini fethetmesi zaferlerin en büyüğüdür.

Adaletsizliği işleyen, çekenden daha sefildir.

İnsanoğlu, bilgeliği sevenler siyasi gücü ellerine alana kadar veya siyasi gücü ellerinde tutanlar bilgeliği sevene kadar problemlerin bittiğini görmeyecek.

İşlerin doğru düzgün yürümesi için şehrin halkına edepli bir başkan lazımdır.

Müziğin insanı götüreceği yer güzellik sevgisidir.

İyi görüp beğenen, yani düzgün insan kanuna sarılır.

Kabilecilik ailecilik kanunsuzdur, fayda sağlamaz.

Kimseye kendinizi sevdirmeye kalkmayın, yapılması gereken tek şey, sadece kendinizi sevilmeye bırakmaktır.

Dostoyevski,Dostoyevski sozleri,Dostoyevski ozlu sozler,ozlu sozler,guzel sozler

Acı ve acı çekme, büyük bir zekaya ve duyarlı bir yüreğe sahip kişiler için her zaman kaçınılmazdır.

Acı ve üzüntü, engin bir bilinç ve derin bir yürek için her zaman zorunludur.

Yanlış kişiden samimiyet beklediğin an, kırılıyorsun.

Eğer kirli bir ırmağı içine alıyorsan, bozulmadan kalabilmen için deniz olmalısın.

Tok olan açın halinden anlamaz derler; ama bazen, aç olan da açın halinden anlamıyor.

Hayat bir sınavdır; ama diğer sınavlara pek de benzemez. Çünkü bazen yaptığın bir yanlış, tüm doğrularını götürebilir.

Bir gün sana dair yazacak yer olursa, o yerde ilk karşılaşmamızı anlatırım; Bu, bir şey ifade etmeyen boş bir hikayedir. Ama ben ondan tam bir piramit yaptım.

Acıda hazların en tatlısı saklıdır.

Ancak acı çekerek kendimizi bulabiliriz.

Yaşamdan korkmayın çocuklar. İyi, doğru bir şey yaptığınız zaman yaşam öyle güzel ki.

Kimbilir insanların seni aşağılaması belki daha iyidir. Böylelikle hiç olmazsa kendilerini sevmek zahmetinden kurtarıyorlar.

İnsanın aklı çoğaldıkça can sıkıntısı artar.

Çocuk, dünyanın en büyük saadetidir.

Bir anlık mutluluklar değil mi yaşamı bunca güzel, bunca yaşanılası kılan?

Hayata yeniden başlasaydım, saniyelerin nabzını tutardım.

Her şey üstüne üstüne geliyorsa, belki de sen ters gidiyorsundur.

Üstün zekalı insanlarda paradokssal düşünceler oluşur. Onlar yaşamları boyunca bu düşüncelerinden dolayı ızdırap çekerler. Ve düşünceleriyle birlikte yaşamanın bu denli acı verici, hatta imkansız olması için yüksek bir fiyat ödemişlerdir.

İnsan birşeyi elde etmek için çabalar. Onu elde edince de bir kenara atar. Gerçek değerini ise onu kaybedince anlar.

Başkaları için kendinizi unutun, o zaman sizi de hatırlayacaklardır.

Mutlu olmanın iki yolu var: Ya isteklerinizi azaltacaksınız ya da imkanlarınızı zorlayacaksınız.

İnsanın ruhunu yücelten acı, ucuz bir mutluluktan daha değerlidir.

Diyelim ki, derin bir acım var, karşımdakinin acımın ölçüsünü tam olarak öğrenmesi olanaksızdır. Çünkü o hiçbir zaman benliğime gitmez, sadece bir başkası olarak kalır.

Bazı insanların düşmanlığı, dostluklarından daha yararlı oluyor.

Bu dünyadaki en zor şey, kendi kendine sadık kalmaktır.

Niyeti iyilik olan, karşılaştığı kötülüğe takılıp kalmaz.

İnsanların birbirini tanıması için en iyi zaman, ayrılmalarına en yakın zamandır.

Evlenme-boşanma işi sırf kadınların elinde olsaydı, bir tek nikah sağlam kalmazdı.

Yitirilen şey geri gelmez. Ağızdan çıkan sözde öyle.

Gururlu bir insan, ancak kendini bilen ve kendini büyük bir titizlikle sorgulayıp, küçümseyen insandır.

İnsanca davranabilmek, çoğu zaman en etkili ilaçtan bile daha tesirlidir.

Sevgi her zaman karşılık görür, kin de öyle.

Sevgi ile kin kalpte uzun süre barınamaz.

Kalbi olup da aklı olmayan bir kadın, aklı olup da kalbi olmayan bir kadın kadar mutsuzdur.

Bir anne için, evladının kapısında durup, ondan sadaka ister gibi sevgi dilenmekten daha onur kırıcı bir şey olamaz.

İnsanoğlu çok derin bir varlıktır. Ben tanrı olsaydım, bu kadar derin yaratmazdım.

Bence, şeytan diye bir şey gerçekte yoksa, insanoğlu uydurmuşsa onu; kendine bakarak, kendisini örnek alarak uydurmuştur.

Gerektiği zaman ağlamaktan çekinme. Çünkü gözyaşları, söyleyemediklerini söylemek içindir.

Şurası açıktır ki, biz sevgiyi acıya bulayarak severiz.

Bil ki, "mutlu son" diye birşey yoktur. Çünkü, bir şeyde "son" varsa orada mutluluk yoktur!

Bir insan umudunu yitirir ve amaçsız kalırsa, sırf can sıkıntısı bile onu bir hayvana çevirebilir.

Her insan herkes karşısında her şeyden sorumludur.

Bir kadının yaşamı; herhangi bir erkeğe boyun eğip bağlanmak için bir arayıştan başka bir şey değildir.

Bir insanın en iyi tarifi iki ayaklı ve nankör olmasıdır.

Herkesin yolu ayrı.

Zamana güven, her şey unutulur.

Eğer karşındaki kişi kadınsa, yapacağın hamleyi iki kere düşünmen gerekir. Çünkü o hep bir adım öndedir.

Elindeki güç kadar oluyor, insanın isyanı da!

Tanrı olmasaydı her şey mübah olurdu.

Bir insanın hayatının ikinci yarısı, ilk yarıda kazanılan alışkanlıkların sürdürülmesinden ibarettir.

İyi insan, gülüşünü sevdiğiniz kişidir.

Birisini sevmek; onu Yaratıcı'nın kastettiği şekilde görmektir.

Zerrece suçum olmadığı halde birtakım düşler kurarak kendi kendimi suçlu bulduğum olmuştur.

İnsan gayeye ulaşmak için çalışmayı sever, fakat ulaşmayı pek istemez; bu hal hiç şüphesiz çok gülünçtür.

Kadınlar sözleriyle değil, gözleriyle konuşur aslında. Bu yüzden onları anlamak için dinlemek yetmez, izlemek gerek yalnızca.

Nietzsche,Nietzsche sozleri,guzel sozler

İçine doldurulacak çok şey olduğu zaman, günün yüzlerce cebi vardır.

Bana yalan söylemiş olman değil, artık sana inanmamam sarsıyor beni…

Kendi savaşınızı açmalısınız, kendi düşüncelerinizin uğruna. Düşünceleriniz yenilse bile, dürüstlüğünüz zafer çığlıkları atmalıdır bunun için.

Artık bana verecek mutluluğun kalmadı mı, ne çıkar! Acıların var daha.

Bir düşmanla savaşarak yaşayan kişinin, düşmanını hayatta bırakmakta yararı vardır.

Uygarlığın büyümesini besleyen ne varsa aynı zamanda savaşa karşı çalışmaktadır.

Biri bana kötü davrandığında kendimi savunabilirim ama övgü ve iltifatlar karşısında savunmasızım.

Babanın yerine geçebilmek için babanı öldürmek istedin. İşte şimdi sensin baba; ama ölü bir babasın.

Faziletli insan, faziletsiz insanın gerçek hayatta yaptıklarını düşünde görmekle yetinir.

Bazı sırlar vardır yalnız dostlara anlatılacak. Bazı sırlar vardır dostlara bile anlatılmayacak. Bazı sırlar vardır kendimize bile açıklanmayacak.

Yaşamak için bir “Neden”i olan, her türlü “Nasıl”a dayanabilir.

Zevk hem ağrılık, hem kefe, hem tartandır. Yazık o canlılara ki kavgasız, ağırlıksız, kefesiz ve tartısız yaşamak isterler.

Dünyanın en yüce tahtına da çıksanız, oturacağınız yer, kendi kıçınızın üstüdür.

Bir insanın gerçekten ele almış olduğu düşünce özgürlüğü ile, onun tutkuları ve hatta arzuları da gizli gizli kendi üstünlüklerini göstereceklerini sanırlar.

Sahip olmak ve daha çoğuna sahip olmayı istemek, tek kelimeyle büyümektir. Bu hayatın kendisidir

Kovalamaktan, aramaktan yorulduğumdan beri bulmayı öğrendim.

İnsanların tarih boyunca farkına vardıkları aşılmaz zorunluluk, bu zorunluluğun ne aşılmaz ne de zorunlu olduğudur.

Kendine karşı cebir kullanmayana iyi denilir. Ama nefsini yenen kahramana da iyi denilir.

Korkarak yaşarsan, yalnızca hayatı seyredersin.

Ey insan! Kulak ver! Derin gece yarısı ne söyler? ‘ Uyudum, uyudum, uyandım derin rüyalardan: Derindir dünya. Daha derindir gündüzün düşündüğünden.

Bir kez yürünmüş bir yola düşenlerin sayısı çoktur, hedefe ulaşan az.,

Deli dediğimiz kişi uyanıkken düş görendir.

Arzularımız o kadar şiddetlidir ki bazen birbirimizi parçalamak isteriz. Ama topluluk duygusu bizi durdurur. Lütfen not edin: İşte bu, neredeyse ahlakın tanımıdır.

Kaybetmeyi göze alamayacak kadar az dostum var.

Aşk ve nefret kör değillerdir; ama kendileriyle birlikte taşıdıkları ateş yüzünden kör olmuşlardır.

Güçlü bir umut, yaşam için, ortaya çıkmış herhangi bir tek gerçek mutluluktan çok daha büyük bir uyarıcıdır.

En insani davranış, bir insanın utanılacak duruma düşmesini önlemektir.

Ortak olabilenin değeri daima azdır. Büyük şeyler, büyük için kalacak; uçurumlar, derin olanlar için; incelikler ve ürpermeler incelmişler için; kısaca, tüm, pek az bulunanlar, pek az bulunanlar için.

Bilgi ermişleri olmak elinizden gelmiyorsa, hiç değilse bilgi savaşçıları olun.

Doğa bize aldırmadığından, doğanın ortasında kendimizi öyle rahat hissederiz ki …

Aşkınla git yalnızlığına ve yaratışınla git, kardeşim; adalet, ancak çok sonra aksayarak gelecektir ardından

Uygarlaşmış dünya ilişkilerinde herkes, hiç değilse bir konuda kendini başkalarından üstün hisseder. Genel iyiyüreklilik buna dayanır. Çünkü, durum elverirse herkes yardım edebilir, o halde bir utanç duymaksızın bir yardımı da kabul edebilir.

Severim gözü pekleri; ama yeterli değildir kılıç ustası olmak darbeyi kime vuracağını da bilmeli!

Beni öldürmeyen her şey beni güçlendirir.

Aşk hissi cinayete duyulan ihtirastan fazla genç olamaz.

Seven kişi birden mütevazı oluverir. Sevenler, tabiri caizse, narsistliğinin bir parçalarını rehin bırakmışlardır.

Uygarlığın içgüdülerden yapılan feragatlerin üstüne kurulduğu gerçeği ve bunun mertebesi görmezden gelinecek gibi değil.

İnsan komplekslerinden kurtulmaya çalışmamak, aksine onlarla uzlaşmalıdır; çünkü kompleksler insanın hal ve tavırlarına yön veren meşru güdülerdir.

Aslında ben ne bir bilim insanı ne bir gözlemciyim. Ne bir deneyci ne de düşünürüm. Ben mizacın gereği bir fatihim.

Saldırganlık eğilimi insanın tabiatında yer alan, bağımsız, içgüdüsel bir huydur… Saldırganlık kültürün önündeki en büyük engeldir.

Her zaman ilk olmak, diğerlerinin önüne geçmek istiyorsun; kimse sevmeyecek senin kıskanç gönlünü, dostundan başka!

Deha sahibi insan, en azından iki şeye daha sahip değilse, hiç çekilmez. Dünyayla barışık olmak, saflık…

Nerededir güzellik? Tüm istemimle istemek zorunda olduğum yerdedir; sevmek ve yok olmak istediğim yerdedir, sadece bir imge olarak kalmasın diye.

Yaşamın kıyısına yaklaşanlar onu daha iyi tanırlar.

Acıların bölüşülmesi değil, sevinçlerin bölüşülmesidir dostluğu yaratan. 

En derin yaralarla başlar en derin gülücükler. En yüksek uçurumlardan düşerken öğrenirsin uçmayı. En derin denizlerde boğula boğula becerirsin tek bir nefesle yaşamayı.

İnsan dostunu düşmanından daha zor affediyor.

Bizzat kendimizde olan bir değeri övdüğü, okşadığı zaman mucizeyi de, usdışını da kabul ederiz.

Küçük meselelerde aklını dinle, büyüklerdeyse yüreğini.

Kıyamete kadar olmak, düşünmek, yaşamak tut beni sımsıkı kollarında verecek başka mutluluğun yoksa acılarını ver bana…

Güzeldir karşılıklı susmak Daha güzeli de gülüşmek.

İyi olduğun için herkesin sana adil davranacağını beklemek; vejetaryen olduğun için, boğanın saldırmayacağını düşünmeye benzer.

Bir şey’den hoşlanmaktan söz edilir, aslında doğrusu; bu şey aracılığıyla kendinden hoşlanmaktır.

Sahip olunması zorunlu tek şey var: Ya yaradılıştan ince bir ruhtur bu, ya da bilim ve sanatlar tarafından inceltilmiş bir ruh…

Yasaklanmış olana erişmektir amacımız. Felsefem bu parolayla bir gün üstün gelecek; çünkü şimdiye dek, kural olarak, yalnız doğruları yasakladılar!

Sanki tüm hayatım boyunca yanlış melodiyle dans etmiş gibiyim.

Yaşamı anlamaya başladığın andır durabilmek ayaküstünde. Sorun bu zaten, başkasıyla olmak, başkasının olmak değil. Kendi başına başkasıyla, başkasıyla kendin olmak…

Yiğitlik; en büyük korkunun ve en büyük ümidinin üstüne üstüne gitmektir.

İnsanlık dinleri, kitlesel hezeyanlar içinde sınıflandırılmalıdır. Elbette insan paylaştığı sürece yaşadığının bir hezeyan olduğunun farkına varmaz.

Hiç kimse kendisinin ölümüne inanmaz. Bilinç dışında herkes ölümsüz olduğuna ikna olmuştur.

Kendisine sevgi dini diyen bir din bile kendinden olmayanlara karşı sert ve sevgisizdir.

“Öldürmeyeceksin” emrine yapılan vurgu, öldürme sevgisi damarlarındaki kanda dolaşan katillerden ibaret uzun bir nesiller zincirinden geldiğimizi doğrular. Muhtemelen aynı sevgi bizim kanımızda da var.

Yaratılış planının insanın mutlu olması gibi bir maksadı yoktur.

Bir insan, kirli düşüncelere sahip olduğu için utanmaz. Bir başkasının, o kirli düşüncesini bilme ihtimali utandırır.

Kendi omuzuna tırman. Başka nasıl yükselebilirsin ki!

Ey büyük yıldız! Aydınlattıkların olmasaydı nice olurdu mutluluğun.

Çok düşünen partici olmaya uygun değildir; o, parti arasında düşüncesini çok çabuk sızdırır.

İyi nedir? Diye soruyorsunuz. Cesur olmak iyidir! Bırakın küçük kızlar, ‘Aynı zamanda hem güzel, hem de dokunaklı olmak iyidir,’ desinler.

Derin olduğunu bilen kimse kolay anlaşılır olmaya çalışır, kalabalıkta derin görünmekten hoşlanan kimse ise anlaşılmaz olmaya çalışır. Kalabalık dibini göremediği her şeyi derin sanır çünkü!

Birçok şeyi yarım yamalak bilmektense, hiç bilmemek daha iyidir! Başkalarının düşünceleriyle bilgelik etmektense, kendi hesabına delilik etmek daha iyidir!

Sonraki işim düşünmek oldu. Kendimi onsuz düşünmek. Anlatabiliyor muyum?

Benim sevdiğim insan, ruhu kendini harcayan, teşekkür beklemeyen ve geri vermeyendir: çünkü o, hep armağan eder ve kendini esirgemek istemez.

Kendinden hiç söz etmemek çok soylu bir ikiyüzlülüktür.

İnsan sıkı tutmalı yüreğini; çünkü gitmesine izin verirse, çok geçmeden aklı da gider peşinden.

Eylem ve vicdan genellikle uyuşmazlar. Eylem, ağaçtan ham meyveleri toplamak isterken, vicdan onları gereğinden çok olgunlaşmaya bırakır, ta ki yere dökülüp ezilinceye kadar.

Seni övdükleri sürece, kendi yolunda gittiğini sanma sakın; başkasının yolunda gidiyorsun.

Varacağım ereğime, ben kendi yolumu yürüyorum; duraklayanların ve geride kalanların üzerinden atlayacağım. Benim ilerleyişim, onların batışı olsun böylece!

Ölüm güç bir şeydir. Ölümün son iyiliği, bir daha ölümün olmamasıdır.

Bir kurbanın yoldaşı o kurbandan daha çok acı çeker.

Kendi alevlerinizde yanmaya hazır olmalısınız, önce kül olmadan kendinizi nasıl yenileyebilirsiniz.

Yokluk büyük varlıktır azizim, yeter ki fark edebilesin.

Acı çeken birisi için, gözlerini kendi acısından başka bir yere çevirebilmek baş döndürücü bir mutluluk olmalı.

Yaşama karşı sorumluluğumuz daha yücesini yaratmaktır. Daha alçağını değil.

Yaşarken yaşayın! İnsan yaşamını tamamlayıp öldüğü zaman, ölüm taşıdığı dehşeti yitirir. İnsan doğru zamanda yaşamazsa, asla doğru zamanda ölemez!

Aşık seven kişi değildir, sevdiği kişinin mutlak sahibi olmaya çalışandır.

Gür ırmaklar kendileriyle birlikte birçok çakıl ve çalı çırpıyı da sürükler; güçlü ruhlar da birçok aptal ve mankafayı.

İnsan, aşağı gördüğü sürece değil, yalnızca eşit ya da yüksek gördüğünde nefret eder.

Bizleri iki cinsiyetin de konum ve değer açısından birbirine eşit olduğu düşünmemiz için zorlayan feministlerin bizi yoldan saptırmalarına müsaade etmemeliyiz.

Kötü belleğin iyi tarafı, aynı şeylerden bir çok kez, ilk kez gibi yararlanmaktır.

Psikanaliz gösteriyor ki iki kişi arasında kurulan, evlilik, arkadaşlık, ebeveyn-çocuk ilişkisi gibi uzun süreli bütün yakın ilişkiler arkalarında illa ki düşmanlık ve tiksinme gibi hislerden bir tortu bırakır ve bu hisler psikolojik baskı ile bertaraf edilmelidir.

Tabiatı ne olursa olsun, ruhla ilgili her şey bilinçdışıdır.

Psikanaliz, özünde sevgi yoluyla tedavidir.

Rüyadaki çarpıtmalar aslında bir sansür eylemidir.

En nihayetinde sembolizmi biz icat etmedik. Sembolizm evrensel ve çok eski bir hayal gücü etkinliğidir.

Utançla, bağlılıklarının eğri bakan gözlerini görmektense, bir utanmazı görmeyi yeğlerim!

Doğrular ve yanlışlar yoktur, sadece yorumlar vardır.

Derisini değiştirmeyen yılan, kafasını değiştirmeyen insan ölmeye mahkumdur.

Siz hepiniz, delicesine çalışmayı ve hızlı, yeni, yabancı olanı sevenler kendinize katlanamıyorsunuz! Sizin çalışkanlığınız bir kaçıştır ve kendi kendini unutma istemidir.

Ahlak, ta başlangıçtan beri ikna etme sanatındaki bütün şeytanlıkları bilir. Bugün bile onun yardımına başvurmayan hiçbir konuşmacı yoktur.

İnsan dilediği kadar bilgisiyle şişinip dursun, dilediği kadar nesnel görülsün, boşuna! Sonunda her zaman ancak kendi yaşam öyküsünü elde edecektir.

Bir kez yürünmüş bir yola düşenlerin sayısı çoktur, hedefe ulaşan az ..

Biz, başkalarının bize söylediği sözde özelliklerimizi devamlı düzenleyen, örten ya da ortaya çıkaran vitrinler gibiyiz. Kendimizi kandırmak için.

En iyisi, sevinmeyi öğrenelim; böylece başkalarına acı vermeyi ve acıları düşünmeyi unuturuz.

Kimine göre yalnızlık, hasta kişinin kaçışıdır; kimine göre de, hasta kişilerden kaçıştır.

Kendi kendine dürüst olmak iyi bir yöntemdir.

İnsan en cesur hayvandır; cesaretiyle yenmiştir her hayvanı zafer çığlıklarıyla yenmiştir her acıyı; ama insanın acısı en derin acıdır.

Kişi, ışığını karartmayı bilmelidir, böceklerden ve hayvanlardan kurtulmak için.

İtinayla tasdik edilmiş gözlemlerin düşünsel manipülasyonuna bilgi denir.

Tabuyu çiğneyen bir kimse kendisi de tabu olur; çünkü diğerlerini baştan çıkarmak gibi bir tehlike arz etmektedir. Herkesi kıskandırır, haset yaratır; neden başkalarına yasak olan şey ona müsaade edilsin? Bu sebeple tabuyu çiğneyen kimse bulaşıcıdır. Her örnek taklide yol açacağından dolayı ondan sakınmak gerekir.

Özel mülkiyetin lağvedilmesiyle insanın saldırganlık sevgisi elinden alınmış olur.

Mizah, etkileşim içinde bulunduğu üzücü etkilere rağmen keyif sağlama aracıdır.

Vicdan, içimizde büyüyen belli bir arzunun reddedilmesinin iç dünyamız tarafından algılanmasıdır.

Amerika bir hatadır. Devasa bir hata olduğu kabul edilebilir ama her halükarda bir hatadır.

İnsan ağaca benzer.ne kadar yükseğe ve aydınlığa çıkmak isterse,o kadar kök salar yere, aşağılara,karanlığa, derinlere kötülüğe.

Her alışkanlık elimizi daha becerikli, aklımızı ise daha beceriksiz hale sokar.

Terk edilmişlik başkadır, yalnızlık başka...

Bir düşünce unutulduğunda nereye gider?

Düşlerde görülen sembollerin ezici bir çoğunluğu cinsel sembollerdir.

Sizin kökeniniz, nereden geldiğiniz değildir. Bundan sonra onurunuzu oluşturan, tersine nereye gittiğinizdir.

Kutsal olan gerçekler değil kişinin kendi gerçeği için çıktığı arayıştır. Neysen o ol.

Çok derin değil. Bir meseleyi tüm derinliği ile kavrayan insanlar, ona çok ender olarak daima sadık kalırlar. Onlar derinliği aydınlığa çıkardılar: Aydınlıkta görülebilecek daha kötü şeyler vardır.

İnsanlar ışığın çevresinde toplaşırlar daha iyi görmek için değil daha iyi parıldamak için.

Evet, yaralanmaz, gömülmez bir şey var içimde, kayaları parçalayacak bir şey: Bu benim istemim’dir sessiz ilerler o ve değişmeden, yıllar boyu.

Issız ve yorucu dorukları sevenlerin kanatları olmalıdır!

yunus emre,guzel sozler

Yaratılanı hoş gör, Yaradan’dan ötürü.

Kimde bir güzellik varsa bilsin ki ödünçtür.

Söze târîh yedi yüz yediydi, Yunus cânı bu yolda fidîyidi.

Ana rahminden geldik pazara, bir kefen aldık döndük mezara.

Âşık öldü diye sala verirler. Ölen bedendir, âşıklar ölmez.

Bu dünyaya gelen gider. Yürü fani dünya, sana gelende gülmüş var mıdır?

Sabır yolunda olmaktan usanma. Bu yol, doğru yoldur. Bu yolda çok harami vardır. Ancak bunlar aciz ve zavallıdır.

Biz geImedik dava için, bizim işimiz sevda için, dostun evi gönüIIerdir, gönüIIer yapmaya geIdik.

Kırma dostun kaIbini; onaracak ustası yok. SoIdurma gönüI çiçeğini; suIamaya ibrik yok.

CümIeIer doğrudur sen doğru isen, doğruIuk buIunmaz sen eğri isen.

Ete kemiğe büründü, yunus deyu görundu.

Dostunu düşman sayan, gıybet etme, yalan konuşma. Bu dünyada fitneye düşen, iftira edenin öbür dünyada yeri dar olur.

Ey dostlar işitin, aşk bir güneşe benzer. Aşkı olmayan gönül ise bir taş misalidir.

Eğer bir müminin kaIbin kırarsan hakka eyIediğin secde değiIdir.

Az söz erin yüküdür, çok söz hayvan yüküdür.

Dünyada dertsiz baş oImaz. Derd'oIanın ahi dinmez.

İyi İnci Derviş’in gönlündedir. Onun büyük denizlerde olduğunu zannetme.

Maharet güzeIi görebiImektir,sevmenin sırrına erebiImektir. Cihan, aIem herkes biIsin ki şunu; en büyük ibadet sevebiImektir..

Derdi dünya oIanın, dünya kadar derdi vardır..

Elif okuduk ötürü, pazar eyledik götürü, Yaratılmışı hoş gördük, Yaratandan ötürü.

Dört kitabın manasını okudum tahsil ettim. Aşka gelince gördüm, bir uzun hece imiş.

Ey Yunus Hakk’ı bilen söylemez hergiz yalan,ikilik ile gelen doğru yol bulmuş değil.

OIsun be aIdırma yaradan yardır..sanmaki zaIimin ettiği kârdir.. MazIumun ahi indirir sâhi.. Herşeyin bir vakti vardır..

Ya eIim aI kaIdır beni. Ya vasIına erdir beni. Çok ağIattın güIdür beni. GeI gör beni aşk neyIedi.

Zehirle pişen aşa kim gelir.

Aşık oIamayan adem benzer yemişsiz ağaca. Çok maI haramsız, çok söz yaIansız oImaz.

Ne varIığa sevinirim, ne yokIuğa yerinirim. Aşkın iIe avunurum ; bana seni gerek seni.

TürIü türIü cefanın adını aşk koymuşIar.

Beni bende demen bende değilem, bir ben vardır bende benden içeri.

Ey hayat ırmağından şu içenIer! GeIin soraIım canIara ki güzeIIiği ne oIdu da gidiyor. Ben hep seninim diyordu, şimdi neyi buIdu da gidiyor?

KaIem eğri diIIi, mürekkep siyah yüzIü, kağıt iki yüzIü! Şimdi kaIkıp arzuhaIimi yazmaya kimi mahrem kıIayım?

Elif okuduk ötürü Pazar eyledik götürü Yaratılmışı hoş gördük Yaratandan ötürü.

Kırk küpü yerden göğe dizseler, ortadan birini çekeler, var sen seyreyle gümbürtüyü.

Eğer, iIerde birgün keşke demek istemiyorsan, 3 şeyi doğru seç! Eşini, işini, arkadaşını.

Bu dünyaya inanma, vefasın buIam sanma. Ömrün veren ziyana, çoğu pişman içinde.

Dünya yalan kardeşim, dünya yalan! Var mı yalan dünyada bakî kalan. Mal da yalan, mülk de yalan. Var biraz da sen oyalan.

Gönlünde aşk ateşi olan kişi yandıkça mum gibi yumuşar. Taş gönüller ise kararmış sert katı kış gibidir.

Hoştur bana senden geIen.ya gonca güI,yahut diken.ya hayattır,yahut kefen. Nârin da hoş,nurun da hoş.kahrın da hoş,Iütfun da hoş.

Hiç hata yapmayan insan, hiçbir şey yapmayan insandır. Ve hayatta en büyük hata, kendini hatasız sanmaktır.

Aşk aşıkı sır eder, asIanı zencir eder, katı taşı mum eder

Türlü türlü cefanın adını aşk koymuşlar.

Dağa düşer kül eyler, gönüllere yol eyler, sultanları kul eyler, hikmetli nesnedir aşk.

Bölüşerek tok oluruz. Bölünerek yok oluruz.

Derdi dünya olanın, dünya kadar derdi olur...

Akıl bir kişidir, Allah'a bakar.Uyarsan akla uy, ol buhl'ı (cimriliği) yakar.

Akıl, adl (adalet) ıssı (sahibi) bir ulu kişidir.Medet etmek sana onun işidir.

Söz bu dünya cehennemini, cennetin 8 katına çevirir.

Ben sevdiğimi demez isem, sevmek derdi boğar beni.

Maharet güzeli görebilmektir, sevmenin sırrına erebilmektir. Cihan, Alem herkes bilsin ki şunu; En büyük ibadet sevebilmektir.

Söz ola kese savaşı, söz ola kestire başı, söz ola agulu asi bal ile yağ ede bir söz

Bu dünyaya inanma, vefasın bulam sanma. Ömrün veren ziyana, çoğu pişman içinde.

Cümleler doğrudur sen doğru isen, Doğruluk bulunmaz sen eğri isen.

İncitme dostun kalbini; tamir edecek usta yok. Soldurma gönül gülünü; sulamaya ibrik yok.

Çalab'ın dünyasında Yüz bin dürlü sevgi var;Biri Rahmân-ı Rahîm Biri şeytan-ı racîm.

Dil söyler kulak dinler, kalp söyler kainat dinler.

Bilmeyen ne bilsin bizi bilenlere selam olsun.

Zulum ile abad olanın akıbeti berbad olur.

Ana rahminden geldik pazara, bir kefen aldık döndük mezara.

Bir avuç toprak, biraz da suyum ben... Neyimle övüneyim, işte buyum ben...

Edebim elvermez edepsizlik edene, Susmak en güzel cevap, edebi elden gidene...

Söz vardır, savaşı bitirir. Söz vardır, baş yitirilmesine sebep olur. Sözü vardır, zehirli yemeği bile bal yağ gibi tatlı eder.

Eğer hor eğer hürmet kişiye sözden gelir. Zehr ile pişen asi yemeğe kim gelir.

Durulduğu zamanları olur insanın, yorulduğu zamanlar olduğu gibi, ama ömür götüren kırıldığı zamanlardır.

Derdi dünya olanın dünya kadar derdi vardır.

Zulümle zenginleşenin, sonu berbat olur.

Cümleler doğrudur sen doğru isen, doğruluk bulunmaz sen eğri isen.

'Üzenlerin üzüldüğü vakit de gelir

Kırma dostun kalbini; Onaracak ustası yok. Soldurma gönül çiçeğini; Sulamaya ibrik yok.

Benlik davasını bırak, muhabbetten olma ırak, sevgi ile dolsun yürek, hoşgörülü olmaya bak…

Eğer, ilerde bir gün “keşke” demek istemiyorsan, 3 şeyi doğru seç! Eşini, işini, arkadaşını.

Çok mal haramsız, çok söz yalansız olmaz.

Dervişlik olsaydı taç ile biz alırdık otuza kırka…

Nefistir seni yoIda koyan, yoIda kaIır nefse uyan. Sabır saadeti ebedi kaIır sabır kimde ise o nasib aIır.

Senden gelen bana güzeldir. Ya gül, ya diken, ya gonca gül, ya hayattır. Ya kefen…

Benim uçmak neme gerek, hergiz gözüm ona bakmaz.

Bir bahçeye giremezsen, durup seyran eyIeme. Bir gönüI yapamazsan, yıkıp viran eyIeme.

İIim, kendini biImektir .

Ey aciz Yunus kimseye kibirlenme, toprak gibi alçakgönüllü ol. Gül bahçelerinin tümü toprakta biter.

İIim iIim biImektir, iIim kendin biImektir, sen kendini biImezsen, bu nice okumaktır.

Söz oIa kese savaşı, söz oIa kestire başı, söz oIa aguIu asi baI iIe yağ ede bir söz.

Ben gelmedim kavga için, benim işim sevgi için.. Bir kez gönül yıktın ise bu kıldığın namaz değil, 72 millet dahi elin yüzün yunmaz değil.

Eğer hor eğer hürmet kişiye sözden geIir. Zehr iIe pişen asi yemeğe kim geIir.

Zehirle pişmiş aşı, kim yemeye gelir.

Ölümden ne korkarsın,
korkma! ebedi varsın...

Seni sigaya çeken bir molla kasım gelir.

Benim bir karıncaya ulu nazarim vardır.

Cennet cennet dedikIeri, birkaç köşkIe birkaç huri. İsteyene ver onIarı, bana seni gerek seni.

Hoştur bana senden gelen. Ya gonca gül yahut diken. Ya hayattır yahut kefen. Nârın da hoş, nurun da hoş. Kahrın da hoş, lütfun da hoş.

ZuIüm iIe abad oIanın akıbeti berbad oIur.

Ne varlığa sevinirim, ne yokluğa yerinirim. Aşkın ile avunurum; bana seni gerek seni.

Dağlar nice yüksek ise, yol anın üstünden geçer.

Ey kişi her halde sana sabır gereklidir. Bütün acıları sabır ile tatlandırırlar.

Bu dünyaya gelen gider. Yürü fani dünya, sana gelende gülmüş var mıdır?

Çiçeklerle hoş geçin, dalı incitme gönül. Bir küçük meyve için, dalı incitme gönül. Başın olsada yüksek, gözün enginde gerek. Kibirle yürüyerek;

Yolu incitme gönül.

İşitin ey yarenler! Aşk bir güneşe benzer. Aşkı olmayan gönül, misal-i taşa benzer.

Dağa düşer kül eyler, gönüllere yol eyler, sultanları kul eyler, hikmetli nesnedir aşk.

Ölümden ne korkarsın, korkma ebedi varsın.

Ey hayat ırmağından su içenler! Gelin soralım canlara ki güzelliği ne oldu da gidiyor. Ben hep seninim diyordu, şimdi neyi buldu da gidiyor?

Miskin Adem oğlanı, nefse zebun olmuştur. Hayvan canavar gibi, otlamağa kalmıştır.

Benlik davasını bırak, muhabbetten olma ırak, sevgi ile dolsun yürek, hoşgörülü olmaya bak…

Yunus sözi alimden, zinhar olma zalimden, korkadurın ölümden, cümle doğan ölmüştür.

Sabır saadeti ebedi kalır Sabır kimde ise o nasib alır.

Yalancı dünyaya konup göçenler. Ne söylerler ne bir haber verirler

Olsun be aldırma Yaradan yardır. Sanma ki zalimin ettiği kârdır. Mazlumun ahı indirir şâhı. Her şeyin bir vakti vardır.

Dünya yalan kardeşim, dünya yalan! Var mı yalan dünyada bakî kalan. Mal da yalan, mülk de yalan. Var biraz da sen oyalan.

 

Yunus Emre Şiirleri

 

Sular Hep Aktı Geçti
Kurudu Vakti Geçti
Nice Han, Nice Sultan
Tahtı Bıraktı Geçti 
Dünya Bir Penceredir
Her gelen baktı geçti...

 

Bir bahçeye giremezsen durup seyran eyleme.
Bir gönül yapamazsan yıkıp viran eyleme...

 

Bir hastaya vardın ise
Bir içim su verdin ise
Yarin anda karşı gele
Hak şarabın içmiş gibi...

 

Aşksızlara verme öğüt,
Öğüdünden alır değil.
Aşksız kişi hayvan olur,
Hayvan öğüt bilir değil...

 

Gelin tanış olalım
İşi kolay kılalım 
Sevelim sevilelim 
Dünya kimseye kalmaz...

 

 

ask,ask sozleri,guzel sozler,guzel ask sozleri

Sözlerden çok gözlerdedir aşk.

Yanağında açan güle aşık oldu bu can.

İlla Birini Seveceksen Ten’e Değil Can’a Değeceksin. İlla birini seveceksen, Dışını değil içini seveceksin. Gördüğünü herkes sever.  Ama Sen görmediklerini seveceksin, Sözde değil ”Özde” istiyorsan şayet; ”Ten’e” Değil ”Can’a Değeceksin ..! Hz. Mevlana.

“Ben utangaç bir kalbi taşırım geceden, ben sana aşık olduğumu, ölsem söyleyemem.”  Özdemir Asaf

Aşk seni koklamaktır. Senin  kokunu alıp içime çektiğim, sonra sana kendimi verdiğim, her nefesin diyetidir. Seni koklamaya doyamayıp, zamanın durmasını istemektir.

“Ey yar..! Telaşımı hoş gör. Islandığım ilk yağmurumsun.” Hz. Mevlana

Seninle gülmeye doyulur mu, seninle sevmeye gönül koyulur mu? Sen ki benim baharım, bu mevsim sensiz olur mu?

“Sen, hayalini kurup, sonunda bulduğum o hayallerimdeki adam değilsin. Sen karşıma çıkıp, bana aşkı hayal ettiren ilk sevgilisin.” Cemal Süreya

“Siz hiç bir okyanusu dudaklarından öptünüz mü?” Cemal Süreya

Gördüğüm her güzellik sen oldun. Sen bana her şey oldun. Ne kadar kaçmaya çalışsam da, düşüncelerim bir milim bile kıpırdayamaz yerinden ve sana tekrar tekrar yakalanır. Kalbimi ele geçiren onu fetheden senmişsin meğer. Hayatımda ne kadar özel olduğunu anladım. Gerçekten ender görülen harika bir insansın.  Seni seviyorum demek bile duygularımı tam olarak ifade edemiyor.

“Öyle bir seveceksin ki, yüreğinden kimse ayıramayacak. Ve öyle birini seveceksin ki, seni gözleriyle bile aldatmayacak.” Can Yücel

Aşk bir rüyadır. Kimi gerçekten sadece hayallerinde yaşar. Kimi yaşarken gözleri ve yüreği ile görür. Bildiğin rüya işte, yaşarken yaşanan mucize; “gözü açık rüya görmek”tir  seninle aşk…

Bana neden bu kadar çok seviyorsun diyorlar. Çünkü her bir zerrem, senin her bir zerrene aşık da ondan.

“Gece midir insanı hüzünlendiren, Yoksa insan mıdır hüzünlenmek için geceyi bekleyen? Gece midir seni bana düşündüren, Yoksa ben miyim seni düşünmek için geceyi bekleyen?” Özdemir Asaf

“Bir çift göze aşık olursun, sonra bütün gözlere kör.” Cemal Süreya

“Öyle bir seveceksin ki, yüreğinden kimse ayıramayacak. Ve öyle birini seveceksin ki, seni gözleriyle bile aldatmayacak. ” Can Yücel

“Bana kimse sen gibi baktı mı bilmem Ama ben kimseye, sana baktığım gibi bakmadım.” Can Yücel

Seninle gelen ne varsa bana, ben bugün hepsini yeniden sevmeyi seçiyorum, en çok da seni seviyorum sevgili.

“Benim beklediğim aşk başka! O, bütün mantıkların dışında, tarifi imkansız ve mahiyeti bilinmeyen bir şey. Sevmek ve hoşlanmak başka, istemek bütün ruhuyla, bütün vücuduyla, her şeyiyle istemek başka… Aşk bence bu istemektir. Karşı konulamayan bir istemek!” Sebahattin Ali

Aynı anda iki kişiyi seviyorsanız, ikinciyi seçin. Çünkü ilkini gerçekten sevseydiniz ikinci için düşmezdiniz” Johnny Depp

Sen gidersen sesin gider, kokun gider, yüzün gider. Ay dolanır pusularda, tenim titrer, gecem biter.

Nefes aldığım hava oldun; Gülümseyebildiğim hayat oldun. Eğer beni terk edersen, bir sonraki saniye yaşayabileceğimi düşünmüyorum. Sen harika ve yürekli bir insansın, seni hak edecek ne yaptım bilemiyorum ama seni kaybetmemek için ne yapacağımı çok iyi biliyorum, o kadar çok sevdim ki seni. Seni sevmelere doyamıyorum. Seni çok seviyorum.

Bu kalp benimdi ama artık sana ait. O kalbe daima sahip çık çünkü senin aşkınla yanıyor. Biliyorum bu yüzden seninle her zaman güvende olacak. Tanıştığımız ilk günden beri kalbim ilk kez seninle mutluluğa atıyor. Sen benim rüyalarımın kadınısın ve bu hayatı seninle yaşamak istiyorum. Seni çok seviyorum.

Kalbim senin aşkın için atıyor, seni hayallerinin ötesinden daha çok sevmek istiyorum. Sen benim tutkumun tonu, hayatımın rengi ve tanıştığım en harika insansın. Seni çok ama çok seviyorum.

Sen benimsin ve kalbimin seçtiği tek kişi sensin, sensiz bir hayat, can sıkıntısından başka bir şey değil. Hayatımda yaptığın her şey için sana minnettarım. Benim her zaman yanımda olduğun için teşekkür ederim. Seni seviyorum bir tanem.

Sevgi ne güzel sözdür; Dilinde değil, yüreğinde olanlara.

‘’Aşkın olduğu yerde yaşam da vardır.” Mahatma Gandhi

Seninle başlayan bir macera bu. Sensiz devam etmesi söz konusu bile olamaz.

Seni sevmekten yorulmak bir yana dursun, seni sevmek başlı başına bir devrim benim için. Her devrim bana heyecan verir ama bunun heyecanı benimle bir ömür…

Uçurum uçurum gözlerine daldığım gözlerine baktığım, bazen sendeki güzellikte boğulacakmış gibi hissettiğim sevgilim.

Hangi ara seni bu kadar sevdim bilemedim. Gecemi aydınlatan, gündüzümü ışıtan yar.

Sensiz hayat çiçekleri ve meyvesi olmayan bir ağaca benzer.

Kalbim navigasyon cihazı değiI benim. Götürdüğü her adrese gitmez!

 Zayıf olduğunda gücün olmak, stresli olduğun zaman seni rahatlatmak isterim. Seni sevmek benim için en önemli şey. Seni seviyorum.

“Ey canımın sahibi Yar! Sen benimle olduktan sonra kaybettiklerimin ne önemi var.” Hz. Mevlana.

Varlığınla, bahar geldi dünyama. Kırılmış dallarımı yeşerttin ve bana sevgiyi sen öğrettin. Bir bahar müjdecisi gibi kalbime aşkı getirdin. Seninle tekrar keşfediyorum aşkı sevdayı. Kimseler almasın seni benden, gönlüm hep baharda hep baharında kalsın, ayrılığın fırtınaları bizden uzak olsun. Seni Seviyorum.

Başımın tacı, en güzel şehrim, en çağlayan ırmağım, gücümün kaynağı, canımın damarı, beni bilenim, çekip gitmeyenim sen iyi ki benim gönlüme hediye geldin.
 

 

Kısa Aşk Sözleri

 

Onunla kavga etmeyi başkasıyla gülmeye değişmem.

Aşk, kalbin içinde gerçekleşen bir mucizedir; mucizelere inanmazdım seninle karşılaşıncaya kadar.

Hala benim sevgilim olduğuna inanamıyorum. Rüya olacağından çok korkuyorum.

Seni hayatımdan çok seviyorum ve sana en değerli hazinem diyorum.

Aşkımı sadece öpücüklerle anlatmamı istesen, seni öpücüklere boğardım sevgilim.

Her gün yeniden mi diye sorma, her gün yeniden seviyorum ben seni.

Seni ilk gördüğüm anda sana âşık oldum. Sadece kitaplarda, filmlerde olur sanırdım. Yanılmışım.

Kalbimde yaşıyorsun ama kiranı vermiyorsun. Nasıl olacak?

Sana sıkıca sarılmak istiyorum. Neden mi? Kanatlanır da uçarsın diye göklere korkuyorum.

Sen çölde açan gül olsan, seni kurutmamak için göz yaşlarımla sulardım.

Kederlerimi gömdüm, üzüntülerimi senin sayende unuttum. Seni seviyorum beni gülümseten tek sevgili.

Aşk kalbe dokununca herkes şair olur.

Çek bakışlarını gözlerimden, aşk bu oğlum şeytan doldurur.

"Aşk çok kısa, unutmak çok uzun.” Pablo Neruda

Benim en kötü alışkanlığım sensin!

Çünkü aşk; yaralıyken asla bulamayacağınız garip bir kan grubudur.

Asma suratını canımın içi, benim canım kanıyor. Asma suratını gece oluyor sanıyorum.

Ben güzel ruhuna aşık oldum senin. Sadece bu yüzden sadakat kokuyor bu tutku. Çünkü sen ebedi ruh hastalığım olacaksın benim…

Ömrüm ömrüne, gönlüm gönlüne değsin ki hiç ayrılmayalım …

Benim sana olan sevgim, anayasanın ilk üç maddesi gibidir; değişmez, değiştirilemez, değiştirilmesi teklif dahi edilemez!

Sensiz geçen hiçbir anımın, hiçbir vaktin kazası yok ki sevgilim.

Yaşadığım aşk hαyαI ettiğimden çok dαhα fazla.

Gece uykularımı özledim, seni düşünmekten gözüme uyku girmiyor ama olsun sebebi sen isen olsun.

Meğer hαyαt dediğin şey gözIerinden ibaretmiş.

Gözlerimin içine güerek baktığın ilk anı düşünüyorum, dudaklarından dökülüyordu seni seviyorum deyişlerin.

Aşk herkesi eşit kıIαr.

Sana şiir yazmak ne haddime. Varlığın bir şiir zaten.

Konuşamıyorum, düşünemiyorum aklımda beni gülümseten bana cesaret ve güç veren senin hayalinle yaşıyorum.

Aşk savaşa benzer, başlaması kolay durması çok zordur.

Ben sadece sevmeyi biliyorum, senceyi biliyorum, unutmayı bilmiyorum aşkım.

Aşk için en içine dokunabilmektir. Aşk bazen sadece üç harfli tek heceli bir kelimedir. Bazen ansızın bakıp, gözlerinde eriyip kaybolduğum bakışındır. Aşk yüzümde baharlar açtıran bir gülüşündür.

 

Aynı şehirde sen varsın, ben varım, ama biz yokuz.

“Ya tam açacaksın yüreğini, ya da hiç yeltenmeyeceksin! Grisi yoktur aşkın, ya siyahı, ya beyazı seçeceksin.” Şems-i Tebrizi.

Öyle bir gel ki, sana her baktığımda ilk defa görüyormuşum gibi, az kalsın ölüyormuşum gibi hissedeyim seni.

Okyanusta ölmez de insan, gider bir kaşık sevdada boğulur.

Güle sormuşlar: “neden dikenlisin?” diye.
Gül de “Beni yalandan değil, gerçekten seven tutabilsin diye!” Can Yücel
 

Aşk bittikten sonra arkadaş kalalım dedi. Güle başka isim versen değişik kokar mı?

 

 

AŞK ŞİİRLERİ

 

Sen kocaman çöllerde bir kalabalık gibisin,

Kocaman denizlerde ender bir balık gibisin.

Bir ısıtır,bir üşütür,bir ağlatır,bir güldürür;

Sen hem bir hastalık hem de sağlık gibisin.

 

Özdemir Asaf

 

*********************************************

Ne Güzel Şey Hatırlamak Seni

Ne güzel şey hatırlamak seni:
ölüm ve zafer haberleri içinden,
hapiste
ve yaşım kırkı geçmiş iken...

Ne güzel şey hatırlamak seni:
bir mavi kumaşın üstünde unutulmuş olan elin
ve saçlarında
vakur yumuşaklığı canımın içi İstanbul toprağının...
İçimde ikinci bir insan gibidir
seni sevmek saadeti...
Parmakların ucunda kalan kokusu sardunya yaprağının,
güneşli bir rahatlık
ve etin daveti:
kıpkızıl çizgilerle bölünmüş
sıcak koyu bir karanlık...

Ne güzel şey hatırlamak seni,
yazmak sana dair,
hapiste sırt üstü yatıp seni düşünmek:
filanca gün, falanca yerde söylediğin söz,
kendisi değil
edasındaki dünya...

Ne güzel şey hatırlamak seni.
Sana tahtadan bir şeyler oymalıyım yine:
bir çekmece
bir yüzük,
ve üç metre kadar ince ipekli dokumalıyım.
Ve hemen
fırlayarak yerimden
penceremde demirlere yapışarak
hürriyetin sütbeyaz maviliğine
sana yazdıklarımı bağıra bağıra okumalıyım...

Ne güzel şey hatırlamak seni:
ölüm ve zafer haberleri içinde,
hapiste
ve yaşım kırkı geçmiş iken...

 

Nazım Hikmet

*********************************************

 

Seni düşünmek güzel şey, ümitli şey,

Dünyanın en güzel sesinden

En güzel şarkıyı dinlemek gibi bir şey...

Fakat artık ümit yetmiyor bana,

Ben artık şarkı dinlemek değil,

Şarkı söylemek istiyorum.

 

Nazım Hikmet

 

*******************************************

 

Hasretinden Prangalar Eskittim

 

Seni anlatabilmek seni.

İyi çocuklara, kahramanlara.

Seni anlatabilmek seni,

Namussuza, halden bilmeze,

Kahpe yalana.

Ard-arda kaç zemheri,

Kurt uyur, kuş uyur, zindan uyurdu

Dışarıda gürül gürül akan bir

Dünya...

Bir ben uyumadım,

Kaç leylim bahar,

Hasretinden prangalar eskittim.

Saçlarına kan gülleri takayım,

Bir o yana

Bir bu yana...

Seni bağırabilsem seni,

Dipsiz kuyulara.

Akan yıldıza.

Bir kibrit çöpüne varana.

Okyanusun en ıssız dalgasına

Düşmüş bir kibrit çöpüne.

Yitirmiş tılsımını ilk sevmelerin,

Yitirmiş öpücükleri,

Payı yok, apansız inen akşamdan,

Bir kadeh, bir cigara, dalıp gidene,

Seni anlatabilsem seni...

Yokluğun, cehennemin öbür adıdır

Üşüyorum, kapama gözlerini...

 

Ahmed Arif

 

*******************************************

 

Kim o deme boşuna, benim ben.
ÖyIe bir ben ki geIen kapına,
baştan başa sen..


Özdemir Asaf

 

*******************************************

 

Ben sana hep üşüyordum,
Çünkü kıştım.
Nakıştım, bakıştım.
İnkar etmiyorum da bunu,
Seni sevmek gibi büyük işIere kaIkıştım.
Ve Iütfen inkar etme;
Sana en çok ben yakıştım.


Özdemir Asaf

 

*******************************************

 

Sana yoIcuIuk yapmak istiyorum,
Kes yüreğine giden bir biIet;
Can kenarı oIsun!


CemaI Süreya

 

*******************************************

 

Herkes seni sen zanneder.
Senin sen oImadığını biIe biImeden,
Sen biIe..
Seni ben geçerken,
Derim ki,
Saati sordukIarında;
Onu ”O” geçiyordur.
Kimse anIam veremez.
Tamir ettirmedin gitti derIer şu saati.
Ettirmek istiyor musun demezIer.
Bir bozuk saattir yüreğim, hep sende durur.
Zamanı durdururum yüreğimde,
Sensiz geçtiği için,
Akrep yeIkovana küskündür.
Şu bozuk saat çaIışsa benim için öIümdür.
BiI ki akrep yeIkovanı geçerse,
Atan bu yüreğim durur.
Bırak bozuk kaIsın, hiç değiIse;
Bir bozuk saattir yüreğim, hep sende durur.


Turgut Uyar

 

*******************************************

 

Ben Sen O

O, yalnız ağaran tanyerini görüyor
ben, geceyi de
Sen, yalnız geceyi görüyorsun,
ben ağaran tan yerinide.

Nazım Hikmet

 

*******************************************

 

Atilla İlhan – Ben Sana Mecburum

Ben sana mecburum bilemezsin
Adını mıh gibi aklımda tutuyorum
Büyüdükçe büyüyor gözlerin
Ben sana mecburum bilemezsin
İçimi seninle ısıtıyorum.

Ağaçlar sonbahara hazırlanıyor
Bu şehir o eski İstanbul mudur
Karanlıkta bulutlar parçalanıyor
Sokak lambaları birden yanıyor
Kaldırımlarda yağmur kokusu
Ben sana mecburum sen yoksun.

Sevmek kimi zaman rezilce korkuludur
İnsan bir akşam üstü ansızın yorulur
Tutsak ustura ağzında yaşamaktan
Kimi zaman ellerini kırar tutkusu
Bir kaç hayat çıkarır yaşamasından
Hangi kapıyı çalsa kimi zaman
Arkasında yalnızlığın hınzır uğultusu

Fatih'te yoksul bir gramofon çalıyor
Eski zamanlardan bir cuma çalıyor
Durup köşe başında deliksiz dinlesem
Sana kullanılmamış bir gök getirsem
Haftalar ellerimde ufalanıyor
Ne yapsam ne tutsam nereye gitsem
Ben sana mecburum sen yoksun.

Belki haziranda mavi benekli çocuksun
Ah seni bilmiyor kimseler bilmiyor
Bir şilep sızıyor ıssız gözlerinden
Belki Yeşilköy'de uçağa biniyorsun
Bütün ıslanmışsın tüylerin ürperiyor
Belki körsün kırılmışsın telaş içindesin
Kötü rüzgar saçlarını götürüyor

Ne vakit bir yaşamak düşünsem
Bu kurtlar sofrasında belki zor
Ayıpsız fakat ellerimizi kirletmeden
Ne vakit bir yaşamak düşünsem
Sus deyip adınla başlıyorum
İçim sıra kımıldıyor gizli denizlerin
Hayır başka türlü olmayacak
Ben sana mecburum bilemezsin.

 

*******************************************

 

Ümit Yaşar Oğuzcan – İmkansız Aşk

Falcı kadın yalan söylüyor yalan
Bizi birbirimiz için yaratmış Tanrımız
Nasıl mümkün değilse
Yıldızları toplamak gökyüzünden
Öylesine imkansız bir şey aşkımız

Kurudu gölgesinde oturduğumuz ağaçlar
Bahçelerde sevdiğin çiçekler kalmadı
Sadece hatıralarda ebedi olan
Vazgeçemediğimiz, unutamadığımız
Onlar bile bize yar olmadı

Unut benden kalan ne varsa
Unutmak tesellidir yalnızlığın
Güneşi bir kadeh şarap gibi içip
Delicesine sarhoş olmak
En güzel tarafı imkansızlığın

Ümitlerimiz fırtınalı denizler ortasında
Bir hurda teknedir şimdi
Dalgalar dünden daha zalim
Rüzgar daha hoyrat
Ne bulut var ufuklarda ne gemi

Mevsimler toz pembe değil
Gündüzler gecedir, geceler zindan
Güneşin doğmasını beklemek boşuna
Boşuna artık medet ummak
Taş kalpli zamandan

İnan ki! Kırılmış bir ayna gibi
Paramparça, kırık dökük aşkımız
Çaresizliğin, ümitsizliğin türküsü
Türkülerin en içlisi, en hüzünlüsü
Büyük aşkımız

 

*******************************************

 

Aşk İki Kişiliktir

Değişir rüzgarın yönü, 
Solar ansızın yapraklar; 
Şaşırır yolunu denizde gemi, 
Boşuna bir liman arar.
Gülüşü bir yabancının, 
Çalmıştır senden sevdiğini; 
İçinde biriken zehir, 
Sadece kendini öldürecektir; 
Ölümdür yaşanan tek başına
Aşk iki kişiliktir.

Bir anı bile kalmamıştır, 
Geceler boyu sev

 

Ataol Behramoğlu

 

agir sozler,guzel sozler,ozlu sozler

İhanetin telafisi, kahpeliğin bahanesi olmaz.

Yemine gerek görmeyecek kadar sözlerine sadık ol.

Yolu doğru olanın yükü ağır olurmuş.

Deli gibi severek aklını almalısın kadının. Yarı yolda bırakıp ahını değil.

Kırk fırın ekmek yeseniz fark etmez, hamurunuzda yoksa adamlık!

Benim duygularım oyuncak değil, sen fazla çocuksun.

Ben sana laf sokmuyorum ki, Lafı ortaya koyuyorum, sen gelip üstüne oturuyorsun.

Kalp katı değildir, katı olan zihindir.

Hainlik yaparak gittin ya, helallik almak için geri döneceksin!

Sabırdan sonra söylenen söz ağır olur. Söyletmeyin!

Zannetmeyin ki suskunluğum korktuğumdan. Fırtınadan öncesi de hep böyle durgundur.

Hayata baktığın pencereden düşmen dileğiyle; hoşça kal!

Sokak lambası gibisin, kime yandığın belirsiz.

Bana kaliteden bahsediyor, kişiliği defolu insanlar.

Ederinden fazla değer soytarıyı kral eder.

Dünya bile dönüyorken yanındakilerinden şüphen olmasın.

Aradığına ulaşamıyorsan, bil ki sorun hatlarda değil, menfaatlerdedir.

Laf olsun diye konuşmuyorum ki, konuşuyorum laf oluyor.

Gelecekten bahsedenlerin gidişine hastayım.

Kimseyi küçük görme, noktada küçüktür ama cümleyi bitirir!

Her şeyi bilmene gerek yok, haddini bil yeter.

Millette ego büyüdükçe, beyin küçülüyor.

Gözümden akan yaşlar, değerimi bilmeyenlere sadakam olsun!

Gözümden akan yaşlar, değerimi bilmeyenlere sadakam olsun!

Su kadar aziz olanlar, su kadar ucuz olanlar var.

Unutma senin küle çevirdiğin kalbe bir başkası üfleyerek can verir

Giderek terbiyesizleşiyorsan, hayatın ne mal olduğunu anlıyorsun demektir.

Çok paran varsa herkes seni tanır. Paran yoksa sen insanları tanırsın.

Bana yüreğimdesin deme sevgilim. Bana kalabalık yerlerde sıkıntı basıyor.

Unutma, sen gitmekle eylem yaparsan, ben unutmakla devrim yaparım.

Yolu doğru olanın yükü ağır olurmuş.

Kafana göre dön dünya ne senin gibi fırıldaklar ne de senin gibi yuvarlaklar umurumda!

Ben adam yerine koyuyorum o yerini beğenmiyor.

Ne kimsenin köpeği olduk ne de başkasının köpeğiyle muhatap olduk.

At yedi gün de, it yediği gün de unuturmuş.Sen kaç günde unuttun?

Koyduysa sana yokluğum, işte o zaman mutluyum.

Gidenin arkasından diz çökmeyin, cenaze namazında secdeye varılmaz!

Başka biri olmaya çalışmak, kendinizi harcamaktır.

Yanıltmasın seni melek bakışlar, bazen şeytan bile beni ayakta alkışlar.

Aptallarla dolu bir dünyada, normal olmak zordur.

Kral olsan ne yazar senin de gideceğin 2 metre mezar.

Benim bitmeyen gecelerim varken, seninde doğmayan bir güneşinin olması dileğiyle.

Aradığınız kişiye ulaşamıyorsanız sorun hatlarda değil, menfaatlerdedir.

Reçetene ‘yol’ yazıyorum, istediğin kadar alabilirsin!

Kadın var masada rakı, kadın var masada meze.

Deli gibi severek aklını almalısın kadının. Yarı yolda bırakıp ahını değil.

Acını içinde tut Allah bilsin. Başkası bilirse acın büyür.

Xötlük parayla olsa, veresiye yazdıracak adamlar tanıyorum!

Yüreğin dişisi erkeği olmaz, bir mert olanı vardır, bir de namert.

Bizim akIımızın biIe aImadıkIarını, başkaIarının midesi nasıI aIıyor anIamadım.

Sen benim adımı bile anamazsın. Bırak dost kalmayı sen benim düşmanım bile olamazsın.

Adamın dibi dediğimiz herkes, kazanın dibi çıktı.

Aşık olduğunuz adamla evlenemezsiniz, çünkü adam olana aşık olmuyorsunuz.

Her insan kendine yakışanı yapar. Çünkü kalite asla tesadüf değildir.

Hadi kaldır kadehi; varsa şerefine, yoksa gidişine içelim.

Hiçbir zaman doğru insan çıkmaz karşına. Ya zaman yanlıştır, ya da insan.

Gölgene lafım yok o da seni adam sanıp peşinden geliyor.

Sana değer verip aşkı bulacağıma X’e değer veririm Y’yi bulurum daha iyi

Ölmeyi çoktan göze aldım ama yanımda kimleri götüreceğimi düşünüyorum.

Bazı insan girdiğinde odayı aydınlatır, bazısı da çıktığında.

Suskunluğum soylu bir meydan okumadır ama karaktersiz olanda işe yaramaz!

Yaptıklarıyla küçülenler, laflarıyla büyüdüklerini sanmasın.

Anladım ki birçok insan vücudunun su ihtiyacını, tükürdüğünü yalayarak gideriyor.

Ayrılık kolaysa senin için, el sallamakta zor değil benim için!

Otomatik kapılar gibi, her gördüğüne açılıyorsun.

Sahip olamadığım bişey varsa, yeterince istemediğim içindir.

Giden gitmiştir, gittiği gün bitmiştir! Ben gideni değil, giden beni kaybetmiştir.

Ben adam yerine koyuyorum o yerini beğenmiyor. Alışkın değil demek ki.

Sen çare arıyorken o bahane arıyorsa, aranacak bir şey kalmamıştır; Bırak gitsin!

Elinden geleni yaptıktan sonra, sıra ayağından geleni yapmakta: Gitmek gibi mesela…

Yerin kulağı yok, milletin ağzı gevşek.

Bana takıl hayatın renklensin, fazla takılma gökkuşağına dönersin.

Bir gün öyle bir giderim ki; Kaybedeceğim hiçbir şey olmaz!

Oralarda benden yok, bir düşünsen anlarsın. Buralarda senden çok var, görsen şaşarsın.

Kısa mesajda bile 160 tane karakter var ama sende 1 tane bile yok!

Ya av olacaksın ya da avcı, ama asla avı, avcıya götüren bir köpek olmayacaksın.

Av ya da avcı olmak mesele değil. Ben şunu hep savundum; asla avı, avcıya götüren bir köpek olmayacaksın.

Ey yar: Seni Bir ömür boyu sevmeye niyetliyim desem Allah kabul etsin der misin?

Sevdiğini delice seven kişi pervane gibi özler ateşi. Sevip de yanmaktan korkanın bütün işi masal anlatmaktır.

Kişiliğinde şeref yoksa eğer ne kadar başın dik yürürsen yürü, gökyüzü dahi yüzüne tükürür.

Bazılarının yalanlarının ulaştığı yerlere bizim hayallerimiz bile ulaşamıyor!

Bu saatten sonra, iğneyi bana batıranın, xötüne çuvaldızı sokarım.

Gidenin arkasından asla diz çökmeyin, CENAZE NAMAZINDA secdeye varılmaz!

Sen şimdi beraber yürüdüğümüz o kadar yolu, tek başına geri dön mü diyorsun? Çok acımasızsın.

Herkes dostum olamaz. Hayat benim kimse karışamaz. Aşka gelince bir kere sevdim, bir daha işim olmaz..!

İnsanlar gösterdiğiniz nedenlere, içtenliğinize ve acılarınızın ağırlığına, ancak: Siz öldüğünüzde inanırlar.

Hiçbirimiz tek parça değiliz. Ya sevdiğimiz insanla tek parça oluruz ya da tamamen yok oluruz

Baş olanlar övünmesin ne gelirse başa gelir, dizler yere değer amma, baş dönerse taşa gelir.

İnsanlar da fotoğraf gibidir. Ne kadar büyütürsen, o kadar düşüyor kalitesi.

Herkesin menfaatine geldiğin kadar iyisin bu sahte hayatta.

Kime değer vermeni yüreğin kanaya kanaya öğrenirsin. Ben benimle yola çıkanı hiç yarı yolda bırakmadım. Yarı yolda bırakanı da bir daha adam yerine koymadık.

İnsanın diğer yüzünü görünce, ilkini hatırlamam.

Lafları ile büyük olduklarını sananlar, yaptıklarıyla ne kadar küçük olduklarını kanıtladılar.

Temiz giysilerin bile yakışmadığı insanlar vardır.