Arama | Söz Sanatı

Arama Sonuçları

Hz. Muhammed,Peygamber efendimiz,Hz. Muhammed (sav) sozleri,Hadisi-Serif,guzel sozler,ozlu sozler

40 Hadis

Kolaylaştırınız, güçleştirmeyiniz, müjdeleyiniz, nefret ettirmeyiniz.

(Buhârî, İ lm, 12; Müslim, Cihâd, 6.)

İslâm, güzel ahlâktır.

(Kenzü'l-Ummâl, 3/17, HadisNo: 5225)

İnsanlara merhamet etmeyene Allah merhamet etmez.

(Müslim, Fedâil, 66; Tirmizî, Birr, 16)

Nerede olursan ol Allah'a karşı gelmekten sakın; yaptığın kötülüğün arkasından bir iyilik yap ki bu onu yok etsin. İnsanlara karşı güzel ahlakın gereğine göre davran.

(Tirmizî, Birr, 55)

Hayra vesile olan, hayrı yapan gibidir.

(Tirmizî, İlm, 14.)

Mümin, bir delikten iki defa sokulmaz. (Mümin, iki defa aynı yanılgıya düşmez)

(Buhârî, Edeb, 83; Müslim, Zühd, 63.)

Allah, sizden birinizin yaptığı işi, ameli ve görevi sağlam ve iyi yapmasından hoşnut olur.

(Taberânî, el-Mu'cemü'l-Evsat, 1/275; Beyhakî,.)

İman, yetmiş küsur derecedir. En üstünü “Lâ ilâhe illallah (Allah'tan başka ilah yoktur)” sözüdür, en düşük derecesi de rahatsız edici bir şeyi yoldan kaldırmaktır. Haya da imandandır.

(Buhârî, Îmân, 3; Müslim, Îmân, 57, 58).

Müslüman, insanların elinden ve dilinden emin olduğu kimsedir.

(Tirmizî, Îmân, 12; Nesâî, Îmân, 8.)

(Mümin) kardeşinle münakaşa etme, onun hoşuna gitmeyecek şakalar yapma ve ona yerine getirmeyeceğin bir söz verme.

(Tirmizî, Birr, 58.)

İnsanların Peygamberlerden öğrenegeldikleri sözlerden biri de: “Utanmadıktan sonra dilediğini yap!” sözüdür.

(Buhârî, Enbiyâ, 54; EbuDâvûd, Edeb, 6. )

(Allah Rasûlü) “Din nasihattır/samimiyettir” buyurdu. “Kime Yâ Rasûlallah?” diye sorduk. O da; “Allah'a, Kitabına, Peygamberine, Müslümanların yöneticilerine ve bütün müslümanlara” diye cevap verdi.

(Müslim, İ mân, 95 )

Kim kötü ve çirkin bir iş görürse onu eliyle düzeltsin; eğer buna gücü yetmiyorsa diliyle düzeltsin; buna da gücü yetmezse, kalben karşı koysun. Bu da imanın en zayıf derecesidir.

(Müslim, Îmân, 78; Ebû Dâvûd, Salât, 248.)

İki göz vardır ki, cehennem ateşi onlara dokunmaz: Allah korkusundan ağlayan göz, bir de gecesini Allah yolunda, nöbet tutarak geçiren göz.

(Tirmizî , Fedâilü'l-Cihâd, 12.)

Zarar vermek ve zarara zararla karşılık vermek yoktur.

(İbn Mâce, Ahkâm, 17; Muvatta', Akdıye, 31.)

Hiçbiriniz kendisi için istediğini (mü'min) kardeşi için istemedikçe (gerçek) iman etmiş olamaz.

(Buhârî, Îmân, 7; Müslim, Îmân, 71.)

Müslüman müslümanın kardeşidir. Ona zulmetmez, onu (düşmanına) teslim etmez. Kim, (mümin) kardeşinin bir ihtiyacını giderirse Allah da onun bir ihtiyacını giderir. Kim müslümanı bir sıkıntıdan kurtarırsa, bu sebeple Allah da onu kıyamet günü sıkıntılarının birinden kurtarır. Kim bir müslümanı(n kusurunu) örterse, Allah da Kıyamet günü onu(n kusurunu) örter.

(Buhârî, Mezâlim, 3; Müslim, Birr, 58.)

 İman etmedikçe cennete giremezsiniz, birbirinizi sevmedikçe de (gerçek anlamda) iman etmiş olamazsınız.

(Müslim, Îmân, 93; Tirmizî, Sıfâtu'l-Kıyâme, 56.)

İşçiye ücretini, (alnının) teri kurumadan veriniz.

(İbn Mâce, Ruhûn, 4 .)

Rabbinize karşı gelmekten sakının, beş vakit namazınızı kılın, Ramazan orucunuzu tutun, mallarınızın zekatını verin, yöneticilerinize itaat edin. (Böylelikle) Rabbinizin cennetine girersiniz.

(Tirmizî, Cum'a, 80.)

Hiç şüphe yok ki doğruluk iyiliğe götürür. İyilik de cennete götürür. Kişi doğru söyleye söyleye Allah katında sıddîk (doğru sözlü) diye yazılır. Yalancılık kötüye götürür. Kötülük de cehenneme götürür. Kişi yalan söyleye söyleye Allah katında kezzâb (çok yalancı) diye yazılır.

(Buhârî, Edeb, 69; Müslim, Birr, 103, 104.)

( Mümin) kardeşine tebessüm etmen sadakadır. İyiliği emredip kötülükten sakındırman sadakadır. Yolunu kaybeden kimseye yol göstermen sadakadır. Yoldan taş, diken, kemik gibi şeyleri kaldırıp atman da senin için sadakadır.

(Tirmizî, Birr, 36.)

Allah sizin ne dış görünüşünüze ne de mallarınıza bakar. Ama o sizin kalplerinize ve işlerinize bakar.

(Müslim, Birr, 33; ‹bn Mâce, Zühd, 9; Ahmed b. Hanbel, 2/285, 539.)

Allah'ın rızası, anne ve babanın rızasındadır. Allah'ın öfkesi de anne babanın öfkesindedir.

(Tirmizî, Birr, 3.)

Üç dua vardır ki, bunlar şüphesiz kabul edilir: Mazlumun duası, misafirin duası ve babanın evladına duası.

(İbn Mâce, Dua, 11.)

Hiçbir baba, çocuğuna, güzel terbiyeden daha üstün bir hediye veremez.

(Tirmizî, Birr, 33.)

Peygamberimiz işaret parmağı ve orta parmağıyla işaret ederek: “ Gerek kendisine ve gerekse başkasına ait herhangi bir yetimi görüp gözetmeyi üzerine alan kimse ile ben, cennette işte böyle yanyanayız” buyurmuştur.

(Buhârî, Talâk, 25, Edeb, 24; Müslim, Zühd, 42.)

Küçüklerimize merhamet etmeyen, büyüklerimize saygı göstermeyen bizden değildir.

(Tirmizî, Birr, 15; Ebû Dâvûd, Edeb, 66)

 Sizin en hayırlılarınız, hanımlarına karşı en iyi davrananlarınızdır.

(Tirmizî, Radâ', 11; ‹bn Mâce, Nikâh, 50. Tirmizî, Birr, 15; Ebû Dâvûd, Edeb, 66.)

Cebrâil bana komşu hakkında o kadar çok tavsiyede bulundu ki; ben ( Allah Teâlâ) komşuyu komşuya mirasçı kılacak zannettim.

(Buhârî, Edeb, 28; Müslim, Birr, 140, 141)

 Birbirinize buğuz etmeyin, birbirinize haset etmeyin, birbirinize arka çevirmeyin; ey Allah'ın kulları, kardeş olun. Bir müslümana, üç günden fazla (din) kardeşi ile dargın durması helal olmaz.

(Buhârî, Edeb, 57, 58.)

(İnsanı) helâk eden şu yedi şeyden kaçının. Onlar nelerdir ya Resulullah dediler. Bunun üzerine: Allah'a şirk koşmak, sihir, Allah'ın haram kıldığı cana kıymak, faiz yemek, yetim malı yemek, savaştan kaçmak, suçsuz ve namuslu mümin kadınlara iftirada bulunmak buyurdu.

(Buhârî, Vasâyâ, 23, Tıbb, 48; Müslim, Îmân, 144)

Allah'a ve ahiret gününe imân eden kimse, komşusuna eziyet etmesin. Allah'a ve ahiret gününe imân eden misafirine ikramda bulunsun. Allah'a ve ahiret gününe imân eden kimse, ya hayır söylesin veya sussun.

(Buhârî, Edeb, 31, 85; Müslim, Îmân, 74, 75)

Söz taşıyanlar (cezalarını çekmeden yada affedilmedikçe) cennete giremezler.

(Müslim, Îmân, 168; Tirmizî, Birr, 79.)

 Dul ve fakirlere yardım eden kimse, Allah yolunda cihad eden veya gündüzleri (nafile) oruç tutup, gecelerini (nafile) ibadetle geçiren kimse gibidir.

(Buhârî, Nafakât, 1; Müslim, Zühd, 41; Tirmizî, Birr, 44; Nesâî, Zekât, 78)

Her insan hata eder. Hata işleyenlerin en hayırlıları tevbe edenlerdir.

(Tirmizî, Kıyâme, 49; İbn Mâce, Zühd, 30.)

 İnsanda bir organ vardır. Eğer o sağlıklı ise bütün vücut sağlıklı olur; eğer o bozulursa bütün vücut bozulur. Dikkat edin! O, kalptir.

(Buhârî, Îmân, 39; Müslim, Müsâkât, 107.)

Mü'minin başka hiç kimsede bulunmayan ilginç bir hali vardır; O'nun her işi hayırdır. Eğer bir genişliğe (nimete) kavuşursa şükreder ve bu onun için bir hayır olur. Eğer bir darlığa (musibete) uğrarsa sabreder ve bu da onun için bir hayır olur.

(Müslim, Zühd, 64; Dârim”, Rikâk, 61.)

Bir müslümanın diktiği ağaçtan veya ektiği ekinden insan, hayvan ve kuşların yedikleri şeyler, o müslüman için birer sadakadır.

(Buhârî, Edeb, 27; Müslim, Müsâkât, 7, 10.)

Bizi aldatan bizden değildir.

(Müslim, Îmân, 164.)


 

Mizana ilk konacak amel güzel ahlak ve cömertliktir.

Mümin, iki defa aynı yanılgıya düşmez.

“İmanın tadına ermek isteyen kimse, insanları sadece Allah rızâsı için sevsin.”

İnsanların en âcizi dua etmeyen, en cimrisi de selam vermeyendir”

Mü’min sever ve sevilir, sevip sevmeyen (hoş geçinmeyen ve kendisiyle geçinilmeyen) insanda hayır yoktur.

Ebü’d–Derdâ radıyallahu anh Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’i şöyle buyururken dinlediğini söylemiştir:

Herhangi bir kişi geri vermemek niyetiyle bir borç alırsa kıyamet gününde hırsız olarak Allahın huzuruna çıkar. [Hadis-i Şerif / İbn-i Mace)

Allahü Teâlâ, kulunu, yediğinde içtiğinde bir defa “Elhamdü lillâh” demesinden dolayı cennete koyar. - Hadis-i Şerif, Kaynak: Ramüzül Ehadis: (C.1,S.89/10)

Başkasının kusurlarını anlatmak istediğinde hemen kendi kusurlarını hatırla. - Hadis-i Şerif,: (Camiüs Sağir)

Yumuşak huyluluğa dört elle sarıl. Sertlikten ve hayasızlıktan uzak dur. - Hadis-i Şerif,  (Buhari, Edeb:38)

ALLAH’ım sen affedicisin, cömertsin, affetmeyi seversin, beni de affet. - Hadis-i Şerif, Kaynak: Tirmizî, Deavât, 89)

Söz taşıyanlar (cezalarını çekmeden yada affedilmedikçe) cennete giremezler. (Müslim, Îmân, 168; Tirmizî, Birr, 79.)

 Dul ve fakirlere yardım eden kimse, Allah yolunda cihad eden veya gündüzleri (nafile) oruç tutup, gecelerini (nafile) ibadetle geçiren kimse gibidir. (Buhârî, Nafakât, 1; Müslim, Zühd, 41; Tirmizî, Birr, 44; Nesâî, Zekât, 78)

Allah'a ve ahiret gününe imân eden kimse, komşusuna eziyet etmesin. Allah'a ve ahiret gününe imân eden misafirine ikramda bulunsun. Allah'a ve ahiret gününe imân eden kimse, ya hayır söylesin veya sussun. (Buhârî, Edeb, 31, 85; Müslim, Îmân, 74, 75)

İnsanda bir organ vardır. Eğer o sağlıklı ise bütün vücut sağlıklı olur; eğer o bozulursa bütün vücut bozulur. Dikkat edin! O, kalptir. (Buhârî, Îmân, 39; Müslim, Müsâkât, 107.)

Çocuklarınızı şu 3 sevgiyle terbiye ediniz: peygamberin sevgisi; Onun ehl-i beytinin sevgisi; Kur’an okumak (sevgisi). (Deylemi).

Kişi, birinin yaptığı işten hoşlanırsa, o da onun gibidir. (Taberani)

En üstün ibadet, sıkıntı anında sabırla kurtulmayı beklemektir.(Beyhaki).

Birbirinize karşı mütevazi olmanızı, Allah bana vahiyle emretti. Öyle ki, hiç kimse, kimseye karşı övünmesin ve hiç kimse, hiç kimseye zulmetmesin.(Müslim).

İki hakim Cehenneme, bir hakim de Cennete girer. Hakkı bilen ve o hak üzere hüküm veren hakim cennetliktir. Hakkı bilen, fakat o hak ile hükmetmiyerek yargıya zulüm karıştıran hakim cehennemliktir. Hakkı bilmeden, gerçeği öğrenmeden peşin yargıya varan hakim de yine cehennemliktir.(Hakim).

Ahirzamanda insanlara parapul gerekecek. Ta ki onunla din ve dünyalarını ayakta tutabilsinler.( Taberani )

Kulun konuşmalarında inşaallah demesi, imanının mükemmelliğindendir. (Taberani).

Pek çok günahları olan bir kimse dahi olsa, zulme uğrayanın bedduası kabul görür. Fasıklığı kendine... (Ramuz)

Kişi değiştirmeye güç yetiremiyeceği bir münkeri (sakıncalı eylemi) görünce, Allah’a o eylemi münkir olduğunu yani asla hoşlanmadığını bildirmesi, onu kurtarmaya yeter.(Taberani).

Açıktan günah işleyenleri anlatmaktan niçin çekiniyorsunuz? İnsanlar onları ne zaman tanıyacak? Onların kötü eylemlerini anlatın ki, insanlar onlardan sakınsınlar, zarar görmekten korunsunlar (Beyhaki).

Şu 4 şeyden sakınan Cennete girer: Cana kıymaktan (cinayetten); Haram kazanç elde edip yemekten; Zina işlemekten, haram olan cinsel ilişkilere girmekten; Alkol alışkanlığından...(Bezzar).

Hz. Peygamber sözlü iddia ve ithama göre ceza vermezdi. Ve birinin diğeri aleyhindeki iddiasını delilsiz ve ispatsız kabul etmezdi.(Ebu Nuaym)

Cuma günü, bana çok salavat getirin. Çünkü Cuma günü, şahitlerin hazır olduğu bir gündür. Yani o günde melekler, (ibadet edenlerin yanında) hazır bulunurlar. Sizden biriniz bana salavat getirdiğinde, (bitirinceye kadar) salavatı melekler tarafından bana sunulur. (İbn-i Mace)

Mümin, bütünüyle faydadan ibarettir. Birlikte yürüdüğünde, sana (güzel şeyler anlatıp) fayda verir. Kendisine akıl danıştığında, (en doğru ve gerekli bilgiyi verip) sana yararlı olur. Ortaklık kurduğunda (hainlik düşünmez) sana kazanç sağlar. O, her şeyiyle, her işinde (tepeden tırnağa) faydadan ibarettir.(Ebu Nuaym)

İnsanların gelip geçtiği yollarda (caddelerde) oturmaktan sakının.Mutlaka oturacaksanız o zaman yolun hakkını verin.Yolun hakkı ise şunlardır: Harama bakmamak, Yoldan gelip geçen insanlara sıkıntı ve eziyet vermemek, ta’cizde bulunmamak, Verilen selamları almak, İyiliği teşvik etmek, Kötülükten de sakındırmak.(Ebu Davud).

Ebu Rafi’ anlatıyor: Kureyş beni Hz. Peygambere (elçi olarak) gönderdi.Onu görünce kalbime İslam sevgisi düştü. Dedim ki: Ey Allah’ın Resulü! Ben bir daha onlara dönmem. Şöyle buyurdu: Ben yaptığım sözleşme ve anlaşmaları bozmam ve (bana gelen) elçileri yanımda alıkoymam. Şimdi sen (Kureyş’e) geri dön, görevini tamamla. Sonra şu anda içinde hissettiğini yine hissedersen döner gelirsin. Bunun üzerine Kureyş’e geri döndüm. Görevimi bitirdim. Sonra tekrar gelip müslüman oldum. (Ebu Davud).

Hz. Peygamber, aciz (bezgin) ve tenbel olmadığını gösteren bir yürüyüşle yürürdü. (İbn-i Asakir).
 
Biriniz gönlünden, müslüman kardeşine faydalı bir öğüt geçiriyorsa, onu söylesin. (İbn-i Adiyy).

Müslümanlar karşılaştıklarında, tokalaşır, birbirlerinin hal ve hatırlarını sorarlarsa, Allah onlara bu halde iken 100 rahmet indirir. Doksan dokuzu daha güler yüzle ve daha samimiyetle kardeşinin halini ve hatırını sorana, biri de diğerine verilir.(Taberani).

Allah, Cehennemde cezası en hafif olanlardan birine şöyle der: Eğer yer yüzündeki her imkan (güç ve servet) senin elinde olsaydı, bu cezadan kurtulmak için, verir miydin? O kişi hiç tereddütsüz: verirdim, der. Allah şu açıklamayı yapar: Sen dünyada yaşarken, ben senden bu dediğimden daha kolayını, yani bana inanmanı ve hiçbir şeyi ortak koşmamanı istedim. Ama sen ise bana ortak koşmakta direttin.(Tirmizi).

Mü’minlerin ölen küçük çocukları cennette bir dağdadır. Kıyamet günü babalarına teslim edilinceye kadar bakımlarını İbrahim Peygamber ve hanımı Sare üzerine almıştır.(Müsned).

Sıcak yemekten sakının! Çünkü o, bereketi giderir. Soğuk yemeyi tavsiye ederim.Çünkü onun bereketi daha büyüktür.(Camiüssağir).

Cennette büyük bir köşk vardır. İsmi cömertler köşküdür (Taberani).

Kendisine aklını yerinde kullanma becerisi verilen kimse, kurtuluşa ermiştir. (Beyhaki)

Her şeyin bir yolu vardır. Cennetin yolu da ilimdir. (Deylemi).

Benden sonra bana inanan müslümanlar hakkında şu 3 şeyden korkuyorum: Onları idare edenlerin zulme sapmalarından. Yıldızların (Burçların) yaşamlarına etkisi olduğuna inanmalarından. Kaderi inkar etmelerinden.(İbn-i Asakir)

Başlarına üzücü bir hal geldiğinde sabreden; Kendine nimet verildiğinde şükreden; Haksızlığa uğradığında olaya hoşgörüyle yaklaşarak bağışlayıp affeden; Kendi bir haksızlık yaptığında özür ve af dileyen kimseler... İşte onlar güvenli ve doğru yolu bulanların ta kendileridir. (Taberani).

Geçimini sağlamakla yükümlü olduğu insanları ihmal etmek, kişiye günah olarak yeter.(Ebu Davud).

Biriniz bir yolculuğa çıktığında din kardeşlerine(uğrayıp) onlarla vedalaşsın.Çünkü Allah, onların yapacakları duayı, onun hakkında bereketli (ve makbul) kılar. (Deylemi).

Fuhuş yeryüzünde yaygınlaşınca yer sarsıntıları (depremler) olur. İdareciler halka zulüm ve haksızlık yaptıklarında yağmurlar kesilir (Kuraklık ve kıtlık başlar). İslam toplumunda yaşayan gayr-i müslimlere verilren sözler (taahhütler) yerine getirilmediğinde de düşman, müslümanlara galip gelir. (Deylemi)

Kim ilim öğrenmeye çalışırsa, bu onun geçmiş tüm günahlarının silinmesine sebep olur.(Tirmizi).

Cennete giren, hep nimet görür, sıkıntı çekmez. Ne elbisesi eskir; ne de gençliği elden gider.(Müslim).

Üzüntü ve kaygılarınızı sadakalar vererek gideriniz. Ta ki, Allah kötü durumunuzu düzeltsin, düşmanlarınıza karşı da size yardımcı olsun. (Deylemi).

Din kardeşi kendisine özür dilemek üzere gelen kişi; özür dileyen bunda ister samimi olsun, isterse olmasın; o özrü kabul etsin. Böyle yapmazsa, Kevser Havuzunun başında yanıma gelemez.(Hakim).

Yağmurların çoğalıp bitkilerin (ürünlerin) az, Kur’an okuyanların çok olup dini bilenlerin az, İdarecilerin sayıının artıp, güven duyulanların ise kıt olması kıyametin yaklaştığının delillerindendir. (Taberani).

Siz kadınların evinizde ev işlerini yaparken çektiğiniz sıkıntı, inşaallah(cephede)Allah yolunda savaşanların sevabına denk sayılır. (Ebu Ya’la).

Sizden biriniz bir topluluğa vardığında selam versin. Ayrılırken de selam versin. Bu ikinci selam da, birincisi kadar önemlidir. (Ebu Davud, Tirmizi)

La ilahe illallah diyenlere dil uzatmaktan, dışlamaktan uzak dur. Hiçbir günah yüzünden, onları kafirlikle (din dışılıkla) itham etme( Taberani)

Kıyamet günü, tüm (gasbedilen) haklar, sahiplerine geri ödenecektir.Hatta boynuzlu koyundan, boynuzsuz hayvana boynuz vurmasının hakkı bile alınacaktır.(Müslim).

Size şerri dokunabilecek kötü adamlara rastladığınızda, onlara selam veriniz. Ta ki, size karşı olan kötü düşünce ve düşmanlıkları dinsin.(Beyhaki).

Dünyaya gönül verme (zahid ol) ki Allah seni sevsin. İnsanların elindekine göz dikme ki, insanlar seni sevsin. (İbn-i Mace).

Hz.Peygamber, bir gün ashabına: İnsanları en çok cehenneme girdiren şey nedir? diye sordu. Ashap: Allah ve Resulü bilir ancak, dediler. Hz Peygamber: İki uzvudur ki, biri ağzı, diğeri ferci (cinsiyet organı), buyurdu. Sonra tekrar sordu: İnsanların en çok cennete eriştiren şey nedir? Ashap, aynı cevabı verince, şu açıklamayı yaptı: Bu da iki şeydir: Biri, Allah’tan korkmak, yani takva sahibi olmaktır. Diğeri de güzel ahlaka sahip bulunmaktır. (İbn-i Mace).

Ölümü çok zikredin. Zenginlik anında ölümü hatırlarsanız, bu (zenginliğin vereceği azgınlık ve şımarıklığı) yıkar. Fakirlik anında hatırlarsanız, bu, (halinizden şikayeti önler) elinizdekine kanaat etmenize sebep olur.(İbn-i Ebi’d-Dünya)

Günahlar rızkı azaltmaz. Sevaplar da rızkı çoğaltmaz. Duayı terketmek ise günahtır.(Mu’cemu’s-sağir).

Her duyduğunu söylemesi, kişiye günah olarak yeter.(Ebu Davud).

Benim ümmetim, merhamete uğramış bir ümmettir. Ağirette azap görmeyecektir. Onun cezası, ancak dünyada başına gelen ağır imtihanlar, depremler, masum yere öldürülmeler ve çeşitli felaketler şeklinde verilir. (Ebu Davud)

Sizden biri, savaşta korunduğu kalkan gibi, oruç da cehennemden koruyucu bir kalkandır. Her ayda 3 gün oruç tutmak güzeldir.(İbn-i Huzeyme, Sahih).

Kul namaza durduğunda rükua gidinceye kadar hayır onun başı üzerine saçılır. Rükuda iken secdeye varıncaya kadar, Allah’ın rahmeti onu kaplar. Secde ettiğinde ise, Allah’a manen yaklaşır. Ve onun rahmet nazarını kendine çevirir. (Said bin Masur).

Allah kadınlarınz hakkında hayırlı olmanızı tavsiye eder. Çünkü onlar, anneleriniz, kızlarınız teyzelerinizdir.(Taberani).

Kim kalbini Allah’a bağlarsa, Allah mü’minlerin kalbinde ona sevgi ve merhamet yaratır (Taberani).

Borç almaktan sakının! çünkü o, gecenin kaygısı, gündüzün ise zilletidir. ( Beyhaki )

Bana az sözle çok mana ifade etme kabiliyeti (cevaimü’l-kelim) verildi.(Ebu Ya’la)

2 melek vardır. Biri şiddeti emreder, diğeri yumuşaklığı... Her ikisi de haklıdır. Şiddeti emreden Cebrail, yumuşaklığı emreden Mikaildir. İki peygamber vardır. Biri yumuşaklığı emreder, diğeri şiddeti. Her ikisi de haklıdır. Yumuşaklığı emreden Hz. İbrahim, şiddeti emreden Hz. Nuh’tur. İki arkadaşım vardır. Biri yumuşaklığı emreder, diğeri şiddeti. Bunlar da haklıdır. Yumuşaklığı emreden Ebu Bekir, şiddeti emreden Ömer’dir.(Taberani).

Allahtan başka yardımcısı bulunmayan çaresiz birine zulmedene Allah, şiddetle azap eder. (Deylemi).

Baba cennetin orta kapısıdır(Tirmizi).

Kişi cennete girdiği zaman, Rabbından anne ve babasını ve çocuklarını soracak. Allah ona: Onlar senin makam ve derecene ulaşamadılar ki! diye seslenecek. O da: Ya Rabbi! Ben hem kendim, hem de onlar için amelde bulundum, diyerek (şefaat edecek). Bunun üzerine onların da ona katılması için Allah emir verecek. (Ramuz).

Diline sahip ol. Evin sana dar gelmesin. Günahların için ağla.(Ukbe bin Amir).

Yetimlerin malını, onların namına çalıştırın. Ta ki, zekat, onu yeyip eritmesin.(Taberani)

Biriniz ayakta iken öfkelenirse otursun. Öfkesi geçerse ne ala. Aksi halde uzanıp yatsın.(Müsned).

Allah, niyeti “önce ahiret” olana dünyayı da verir. Ama niyeti “sadece dünya” olana, ahireti vermez.(İbn-i Mübarek).

Meşru dairede eğleniniz ve oynayınz. Ben dini yaşantınızda bir kabalığın (yobazlığın) görünmesinden hoşlanmıyorum. (Beyhaki).

Kötü arkadaştan sakın! Onunla tanınacağından şüphen olmasın.(İbn-i Asakir).

Allah Resülü: Tacirler (serbest meslek erbabı ve esnaflar), facirlerin (günahkarların) ta kendileridir, buyurdu. Ashap: Ey Allah’ın Resulü, Allah alış verişi helal kılmadı mı? Diye sordular. Allah’ın Resulü şu cevabı verdi: Evet, ama onlar sattıkları mallar hakkında konuşurlarken yalan konuşurlar. Yalan yere yemin ederler de günaha girerler. (Bu yüzden alış verişlerinin bereketi gider. Günahlara girerler).(Ramuz).

Dört özellik vardır ki, kimde bulunursa, Allah o kimseyi cehennemden uzak kılar ve onu şeytandan korur: Kötü bir şeyi yapmak isterken iradesine hakim olan; Nefsi istemediği halde, güzel bir şeyi yapan; Bir şeyi canı çekip, iştah duyduğunda nefsine engel olan; Öfkelendiğinde, öfkesini tutan... 4 özellik daha vardır ki, kimde bulunursa, Allah rahmetini o kimse üzerine yayar ve onu cennetine koyar: Bir yoksulu koruma altına alan; Zayıfa merhamet eden; Emri altındakilere (işçi ve hizmetçilerine) yumuşak davranan; Anne babasına bağış ve iyilikte bulunan...(Hakim).

Kulağın hoşlanmayacağı herşeyden sakın!(Taberani).

Ümmetimin bana en yakın olanları, bana en çok salavat getirenleridir.(Beyhaki).

Resulüllah, kafa karıştırıcı, anlaşılması zor sözler söylemekten (mü’minleri) menetti.(Ebu Davud).

Hz. Peygamber, çocuklara rastladığında, onlara selam verirdi.(Buhari).

 

Goethe,Goethe sozleri,unlu sozleri,dusunur sozleri,ozlu sozler

İnsan ancak anIadığı şeyi duyar.

En iyi devlet nedir? Bize kendimizi yönetmemizi öğretendir.

Akıl, yalnız doğrulukta bulunur.

En güzeI etki, iki benzer ruhun birbirine yaptığı etkidir. 

Akılsızlar hırsızların en zararlılarıdır. Zamanınızı ve neşenizi çalarlar.

TutkuIarımız; ya birer kusur ya da birer erdemin daha şiddetIi haIIeridir. 

Az bildiğimiz bir şeyden kuşkulanmayız.Ama bilgiyle birlikte kuşku da artar.

Bugünden daha değerli hiçbirşey yoktur.

Aşk ele geçirmez; yetiştirir.

Açlık, en akıllı balıkları bile oltaya getirir.

Hastalıklı bir topluma uyum sağlamak demek, sağlıklı olmak demek değildir.

Aşk, imkansızı mümkün kılar.

İnanç yaşamın gücüdür.

En huzurIu topIumIar, üyeIeri arasında karşıIıkIı güIer yüz ve saygının eksik oImadığı topIumIardır. 

Yaşamak, kendi kendini adam etmektir. Zeka ve biIgiyi kuIIanarak etinden kemiğinden kendi heykeIini yapmaktır. 

Aşırılık, gerçek mutluluğu getirmez.

Adettir; babanın topladığını oğlu saçar.

Atalarından sana kalanı hak etmeye bak! Yoksa senin olmazlar.

Çözümde görev aImayanIar probIemin bir parçası oIurIar.

Az ümit edip çok elde etmek, hayatın hakiki bir sırrıdır.

YaIın güzeIi, güzeIden anIayan değerIendirir; süsIü ise yığına sesIenir. 

Bir kişinin sözleri önemli değil, iki taraf da dinlenmeli.

Yaşadığımız her an kendi hakkını ister. 

Bir şey her şey için, her şey bir şey içindir.

Başkalarının mutluluğundan kendine pay çıkaran insan, en mutlu insandır.

Ahlaka aykırı unsurlar, hislerimizi rahatsız etmeyecek şekilde dile getirildikleri zaman, bunları gülünç buluruz.

Mezardakilerin pişman olduklari şeyler için, dünyadakiler birbirlerini yiyorlar!

Düşünmek koIaydır, yapmak zordur. Dünyada en güç oIan şey de düşünüIeni yapmaktır. 

KaIp ne iIe doIuysa, dudakIardan o döküIür gider. 

Çiçeğin dikeni var diye üzeleceğimize, dikenin çiçeği var diye sevinelim.

AsIında insan yaInız, az biIirse bir şey biIir. BiIgiyIe birIikte şüphe de büyür. 

Çok aydınlık yerde güçlü gölge de vardır.

Çözümde görev almayanlar problemin bir parçası olurlar.

Fazla sadaka dilencileri artırır.

ErkekIer yaşIanır, kadınIarsa değişir. 

Hür oImadığı haIde kendisini hür sananIar kadar köIe yoktur. 

Gönlümüz, bize aklımızdan daha yakındır.

Çiçekler bal doludur; ama tatlıyı bulup seçen yalnızca arıdır.

AnIamayacakIara anIatma sakin biIebiIeceğin en güzeI şeyIeri. 

Göğün her yerde mavi olduğunu anlamak için dünyayı dolaşmanız gerekmez.

Hükümetlerin en iyisi, bize kendimizi idare etmeyi öğretendir.

İnsan kendini hiçbir yerde, karıncalar gibi kaynaşan kalabalığı yarıp geçtiği zamanki kadar yalnız hissetmez.

Günah; yasak oIduğu için acı vermez, acı verici oIduğu için yasaktır. 

İnsan, babasına borçlu olduğu saygıyı ancak baba olduğu zaman duyar.

Sözleriniz yürekten gelmedikçe, hiçbir zaman iki kalbi birleştiremezsiniz.

İnsanın bir şeyi öğrenebilmesi için her şeyden önce o şeyi sevmesi gerekir.

Kalp ne ile doluysa dudaklardan o dökülür.

Uşağım biIe oIsa, yanIışIarımı düzeIten efendim oIur. 

Kardeşlerimi tanrı yarattı, fakat dostlarımı ben buldum.

Hiç kimse, affettiği zaman oIduğu kadar yükseIemez. 

TutkuIarımız gerçek anka kuşIarıdır. Eskisinin küIIerinden bir yenisi doğar. 

Konuşmak ihtiyaç olabilir ama susmak bir sanattır.

Korkak, tehlikede olmadığı zamanlarda yumruğunu sallar.

Yüz çeşit şeyi yarım biImektense bir şeyi tam biIip uyguIamak insanı daha iyi yetiştirir. 

Kendine hükmetmeyen uşak kaIır. 

Malını kaybeden, bir şey kaybetmiştir, onurunu kaybeden birçok şey kaybetmiştir. Fakat cesaretini kaybeden her şeyini kaybetmiştir.

Mükemmel insanların aksayan tarafları daha çok göze batar.

Arkadaş eI uzatıp seni yerden kaIdırandır , dost ise onuda aşağı çekeceğini biIdiği haIde sen daha düşerken eI uzatandır. 

Samimi olmayı vaadedebilirim, tarafsız olmayı asla.

Sevmek, inanmak demektir.Siz kendinize insanın, başkaları da size inanacaktır.

Ana baba iyi terbiye aImışIarsa, çocukIar da terbiyeIi oIur.

Tutku ile aşk, büyük işlerin kanatlarıdır.

KardeşIerimi tanrı yarattı ama dostIarımı ben buIdum.

Yaşamaya zaman ayırın, zira zaman bunun için vardır. düşünmeye zaman ayırın, başarının bedeIi budur. 

 

Albert Camus,Albert Camus sozleri,unlu sozleri,guzel sozler,ozlu sozler

Çocuklara işkence yapılan bu dünyayı sevmeyi, ölünceye kadar reddedeceğim.

İnsan tümüyle suçlu değildir çünkü tarihi o başlatmadı, ama tümüyle suçsuz da değildir çünkü tarihi sürdürdü

İnsanlar için en ideal düzen, onların mutlu olduğu düzendir.

İnsan eninde sonunda her şeye alışır.

Bana ya hep ya hiç gerek.

Aşk, akıllı aptal demeden tüm insanlara bulaşan bir hastalıktır.

Mutluluk, bizi zorlayan kadere karşı kazanılan zaferlerin en büyüğüdür.

Git gide, insanların dünyası karşısındaki tek tepki, bireyselliktir

Gölgesiz güneş yoktur ve geceyi tanımak gerekir.

Bir ahlak kitabı yazacak olsaydım:
Doksan dokuz sayfası bembeyaz, yüz sayfalık bir kitap olurdu. 
Son sayfaya:
“Bildiğim tek bir görev var, o da sevme görevidir,” yazardım.

Büyük olmanın yolu da, deha gibi çalışma ve alın terinden geçer.

Basın özgürlüğü belki de özgürlük düşüncesinin giderek aşağılanmasından en çok acı çekmiş özgürlüktür.

Bir yazarım. Ben değil kalemim düşünür, anımsar ya da kuşatır.

Özgürlük gelecek umudu değildir. O, şu ‘an’dadır ve insanlarla ve şu andaki dünyayla uyumludur.

Çağdaş siyasi toplum, insanları mutsuzluğa düşürme makinesidir.

Çoğu zaman, ilerlediğimi sanırken geriliyordum.

Ben umutsuzluğu ve bu dertli dünyayı kabul etmeyerek, insanların birleşmesini ve kötü yazgılarına karşı savaşmalarını istiyordum.

Gençlik kolay mutluluklar için parlak bir çağdır.

Şerefini bir yana bırakan inkılap, bu duygunun egemen olduğu kaynaklarına ihanet etmiş olur.

Gerçek umutsuzluk can çekişme, mezar ve uçurumdur.

Başarı kolay elde edilir, zor olan başarıyı hak etmektir.

Dışında kalınca, bir olayı yargılamak olanaksız ve ahlak dışıdır.

Çekip gidene her şey mizah, kalıp bekleyene her şey şiirdir.

Biz, bu zorbalıklar, gürültüler dünyasını  sevmiyoruz.İçimiz onu sevecek kadar bozuk değil.

İnsanlarla uzun süre yaşayamıyorum. Sonsuzluğun payından bana biraz yalnızlık gerek.

"Herkesin biraz kendini unutması gerekir."

Bir insanı sevmek, onunla birlikte yaşlanmaya razı olmaktır.

Beni öldürmeyen daha güçlü kılar.

Derdini dile getirenlerin ağzını tıkayacak yerde, kendi kulaklarını tıkarlar. 

İnsan ne ise, o olmayı reddeden tek yaratıktır.

İnsan ancak kendisinde olanı verebilir.

Yaşamımızın ancak birkaç saatini gerçekten yaşıyoruz

Sizi yıpratan insanlardan sessizce uzaklaşın.

Ben dilimin sınırlarında nöbet beklerim.

Tarih insanların, düşlerin en aydınlık olanlarını gerçekleştirmek için giriştikleri umutsuz bir çabadan başka bir şey değildir.

Geceler sonsuz değildir.

İnsanın parası varsa çalışmak zorunda kalmaz. Böylece zamanı satın alır. Bu kalan zamanda da kendini mutlu edebilecek şeyleri yapar. Yani para mutluluğu satın alır.

Yaşamak kendi başına bir değer yargısıdır. Nefes almak ise; yargılamaktır.

Ne Faust, ne Don Kişot birbirini yenmek için yaratılmamışlardır ve sanat dünyaya kötülük etmek için icat edilmemiştir.

İnsanın her gün yaptığı en iyi şey intihar etmemeye karar vermektir.

Ahlaka dair ne biliyorsam bunu futbola borçluyum. Çünkü top hiçbir zaman beklediğim köşeden gelmedi.

Politika ve sanat dünyanın düzensizlikleri karşısında başkaldırmanın iki ayrı yüzüdür.

Korkunç bir bırakılmışlık duygusu. Dünyanın bütün varlıklarını göğsüme sarsam bile, kendimi hiçbir şeyden koruyamazdım.

Bir insanın tek başına mutlu olması utanılacak bir şeydir.

Bu dünya önemsiz. Bunu onaylayan özgürlüğüne kavuşur.

Bir kalıp düşünceyi işlemek, bir incelik üzerinde durmaktan çok daha kolaydır. Benim için kalıp düşünceyi seçtiler: Ben de saçma oldum kaldım.

Zamanımdan ayrılamayacağımı anlayınca, onunla birleşmeye karar verdim.

İnsanlar, en masum şeylere varıncaya kadar her şeyi suça dönüştürürler.

Yirminci yüzyılımız korku çağıdır. Diyeceksiniz ki korku bir bilim değildir, ama bu korkuda bilimin payı var.

Geleceğe yönelik gerçek cömertlik, şu an mevcut olan her şeyden vazgeçmeyi içerir.

Huzur, suskunluk içinde sevmek olabilirdi. Ama bilinç ve insan var; konuşmak gerekiyor. Sevmek cehenneme dönüşüyor.

Eğer bir ağa köleleri olmadan yapamıyorsa, ikisinden hangisi özgür bir insandır.

Mutsuzluğum, her şeyi anlamaktan ileri geliyor.

İnsan kendisi için gerçek ve mutlak olan mutluluğa yaşamı boyunca yalnız bir kez erişir ve geri kalan tüm yaşamını bu mutluluğa tekrar ulaşmaya adar.

Dünyada her kötülük, hemen her zaman cehaletten gelir.

Umutsuzluk susar. Kaldı ki susmak bile, eğer gözler konuşuyorsa bir anlam taşır.

Dostlarım, şimdi ben size büyük bir şey söyleyeceğim. Sakın kıyametin kopmasını beklemeyin, o her gün kopmaktadır.

Dostoyevski,Dostoyevski sozleri,Dostoyevski ozlu sozler,ozlu sozler,guzel sozler

Acı ve acı çekme, büyük bir zekaya ve duyarlı bir yüreğe sahip kişiler için her zaman kaçınılmazdır.

Acı ve üzüntü, engin bir bilinç ve derin bir yürek için her zaman zorunludur.

Yanlış kişiden samimiyet beklediğin an, kırılıyorsun.

Eğer kirli bir ırmağı içine alıyorsan, bozulmadan kalabilmen için deniz olmalısın.

Tok olan açın halinden anlamaz derler; ama bazen, aç olan da açın halinden anlamıyor.

Hayat bir sınavdır; ama diğer sınavlara pek de benzemez. Çünkü bazen yaptığın bir yanlış, tüm doğrularını götürebilir.

Bir gün sana dair yazacak yer olursa, o yerde ilk karşılaşmamızı anlatırım; Bu, bir şey ifade etmeyen boş bir hikayedir. Ama ben ondan tam bir piramit yaptım.

Acıda hazların en tatlısı saklıdır.

Ancak acı çekerek kendimizi bulabiliriz.

Yaşamdan korkmayın çocuklar. İyi, doğru bir şey yaptığınız zaman yaşam öyle güzel ki.

Kimbilir insanların seni aşağılaması belki daha iyidir. Böylelikle hiç olmazsa kendilerini sevmek zahmetinden kurtarıyorlar.

İnsanın aklı çoğaldıkça can sıkıntısı artar.

Çocuk, dünyanın en büyük saadetidir.

Bir anlık mutluluklar değil mi yaşamı bunca güzel, bunca yaşanılası kılan?

Hayata yeniden başlasaydım, saniyelerin nabzını tutardım.

Her şey üstüne üstüne geliyorsa, belki de sen ters gidiyorsundur.

Üstün zekalı insanlarda paradokssal düşünceler oluşur. Onlar yaşamları boyunca bu düşüncelerinden dolayı ızdırap çekerler. Ve düşünceleriyle birlikte yaşamanın bu denli acı verici, hatta imkansız olması için yüksek bir fiyat ödemişlerdir.

İnsan birşeyi elde etmek için çabalar. Onu elde edince de bir kenara atar. Gerçek değerini ise onu kaybedince anlar.

Başkaları için kendinizi unutun, o zaman sizi de hatırlayacaklardır.

Mutlu olmanın iki yolu var: Ya isteklerinizi azaltacaksınız ya da imkanlarınızı zorlayacaksınız.

İnsanın ruhunu yücelten acı, ucuz bir mutluluktan daha değerlidir.

Diyelim ki, derin bir acım var, karşımdakinin acımın ölçüsünü tam olarak öğrenmesi olanaksızdır. Çünkü o hiçbir zaman benliğime gitmez, sadece bir başkası olarak kalır.

Bazı insanların düşmanlığı, dostluklarından daha yararlı oluyor.

Bu dünyadaki en zor şey, kendi kendine sadık kalmaktır.

Niyeti iyilik olan, karşılaştığı kötülüğe takılıp kalmaz.

İnsanların birbirini tanıması için en iyi zaman, ayrılmalarına en yakın zamandır.

Evlenme-boşanma işi sırf kadınların elinde olsaydı, bir tek nikah sağlam kalmazdı.

Yitirilen şey geri gelmez. Ağızdan çıkan sözde öyle.

Gururlu bir insan, ancak kendini bilen ve kendini büyük bir titizlikle sorgulayıp, küçümseyen insandır.

İnsanca davranabilmek, çoğu zaman en etkili ilaçtan bile daha tesirlidir.

Sevgi her zaman karşılık görür, kin de öyle.

Sevgi ile kin kalpte uzun süre barınamaz.

Kalbi olup da aklı olmayan bir kadın, aklı olup da kalbi olmayan bir kadın kadar mutsuzdur.

Bir anne için, evladının kapısında durup, ondan sadaka ister gibi sevgi dilenmekten daha onur kırıcı bir şey olamaz.

İnsanoğlu çok derin bir varlıktır. Ben tanrı olsaydım, bu kadar derin yaratmazdım.

Bence, şeytan diye bir şey gerçekte yoksa, insanoğlu uydurmuşsa onu; kendine bakarak, kendisini örnek alarak uydurmuştur.

Gerektiği zaman ağlamaktan çekinme. Çünkü gözyaşları, söyleyemediklerini söylemek içindir.

Şurası açıktır ki, biz sevgiyi acıya bulayarak severiz.

Bil ki, "mutlu son" diye birşey yoktur. Çünkü, bir şeyde "son" varsa orada mutluluk yoktur!

Bir insan umudunu yitirir ve amaçsız kalırsa, sırf can sıkıntısı bile onu bir hayvana çevirebilir.

Her insan herkes karşısında her şeyden sorumludur.

Bir kadının yaşamı; herhangi bir erkeğe boyun eğip bağlanmak için bir arayıştan başka bir şey değildir.

Bir insanın en iyi tarifi iki ayaklı ve nankör olmasıdır.

Herkesin yolu ayrı.

Zamana güven, her şey unutulur.

Eğer karşındaki kişi kadınsa, yapacağın hamleyi iki kere düşünmen gerekir. Çünkü o hep bir adım öndedir.

Elindeki güç kadar oluyor, insanın isyanı da!

Tanrı olmasaydı her şey mübah olurdu.

Bir insanın hayatının ikinci yarısı, ilk yarıda kazanılan alışkanlıkların sürdürülmesinden ibarettir.

İyi insan, gülüşünü sevdiğiniz kişidir.

Birisini sevmek; onu Yaratıcı'nın kastettiği şekilde görmektir.

Zerrece suçum olmadığı halde birtakım düşler kurarak kendi kendimi suçlu bulduğum olmuştur.

İnsan gayeye ulaşmak için çalışmayı sever, fakat ulaşmayı pek istemez; bu hal hiç şüphesiz çok gülünçtür.

Kadınlar sözleriyle değil, gözleriyle konuşur aslında. Bu yüzden onları anlamak için dinlemek yetmez, izlemek gerek yalnızca.

yasar kemal,ince memed,yazar,yaşar kemal ask sozleri,ozlu sozler

O iyi insanlar o güzel atlara binip çekip gittiler. Demirin tuncuna insanın piçine kaldık.

Şu dünyada her bir yaratığın tutunacak bir dalı var, insanın yok…

Demir olsam çürürdüm, toprak oldum da dayandım.

El eli yıkar, elde döner yüzü yıkar.

Dağlar insanlar ve hatta ölüm bile yorulduysa şimdi en güzel şiir barıştır.

"O insana güvenmeyen, bu insana güvenmeyen, her insanda bir kötülük gören, insanı insan saymayan insan değil piçtir yavrum."

Zulmün artsın ki çabuk zeval bulasın. Anadolu da zalimler için böyle derler.

 Dağın öte yüzü güneşe bakıyormuş çocuklar. De hadi davranın, Güneşle sohbetimiz var. Geç kalmayalım. . .

 Sende bu korku, bende bu doğruluk varken biz bir araya gelemeyiz. . .

Sen aleviyle yakan bir güneş ki şahane. Ben ışığa ulaşmaya çalışan bir pervane.

Ateşi yandıran kavdır. Demiri dövdüren tavdır.

Belki bir yerlerde,bir köşelerde kuş alıp salıverecek kadar yüreği yufka birkaç insan kalmıştır,kim bilir belki.

Çekemeyenlere bakma fikirler hep ayrı olur. Hiç bir aşkı sözle yıkma söz yarası ağır olur.

Dünyanın bütün kötülüklerine baş kaldır. Bazen senin iyiliğin başkasının kötülüğüne de olabilir. Kendi iyiliğine de baş kaldır…

Düşünmek en küçük anlamda, var olmak demektir.

İnsanlarla oynamamalı. Bir yerleri var bir ince yerleri İşte oraya değmemeli.

Koca adamların çocukları dövdüğü, ötekilerin de bön bön baktığı bir ülke çürüktür, ölmüştür.

Dünyada boş olan, işe yaramaz olan hiçbir şey yok. Uğraşmak haktır. Savaşmak haktır. Dövüşmek, boş olmaz, haktır.

Belki kuşlar çok derin eski bir içgüdüyle buraya o zaman kesilmiş olacak olan şu ulu çınarın üstüne göğüne uğrayacaklar bir an duraklayıp bir şeyler arayacak bir şeyleri anımsamaya çalışacak beton yığını evlerin üstünde küme küme dolaşacak konacak bir yer bulamayıp bir uzak keder gibi başlarını alıp çekip gidecekler.

Günün birinde İstanbul’un tarihi yazılırsa kuş satıcılarından mutlaka bahsedilmesi gerekir onlar olmadan İstanbul’un tarihi çok yavan olur.

 Bir topIum, hoşgörüsü kadar güçIü, sağIam, hakIıdır. ZuImü kadar zaIim, zayıftır. IrkçıIık ise en korkunç hastaIıktır.

Bir toplum hoşgörüsü kadar güçlü sağlam haklıdır. Zulmü kadar zalim zayıftır. lrkçılık ise en korkunç hastalıktır.

İnsan soyu canavar olmuş da bizim haberimiz yok. . .

Türküler tıpkı kırk bin yıl su altında kalmış yıkanmış cilalanmış çakıl taşı gibidir.

Bir gün uyurken gördüm onu... Uyurken, bir uyansın, bir uyansın, bir uyansın Kerem Usta, bütün dünyayı uyanır uyanmaz herkese anlatacak, bir uyansın. Bu duyguyu her adamda bulamazsın. Ayrıcalığı olan adamlar böyledir.

O insana güvenmeyen bu insana güvenmeyen her insanda bir kötülük gören insanı insan saymayan insan değil piçtir yavrum.

Konuşan insan öyle kolay kolay dertten ölmez. Bir insan konuşmayıp ta içine gömüldü müydü sonu felakettir.

Taze ekin, güneşli ekin kokusu başkadır. Günlerce adamın genzinde kalır. Nereye gidersen git, seni taze bir ekin kokusu yeşil yeşil kovalar.

Yalnız duyan yaşar sözü derler ki doğrudur; “Yalnız duyan çeker”derim en doğru söz budur…

Dünyanın ucunda bir gül açılmış efil efil esen yele merhaba. Karanlığın sonu bir ulu şafak sarp kayadan geçen yele merhaba.

Bir dil bulacağız her şeye varan, Bir şeyleri anlatabilen, Böyle dilsiz, böyle düşmanca, böyle bölük pörçük dolaşmayacağız bu dünyada.

İnsan, evrende gövdesi kadar değil, yüreği kadar yer kaplar.

Bazı adam vardır, insan yüzünde sırf hınç, kin okur. Bazısında gurur, bazısında neşe, bazısında bayağılık, aşağılık.. Bu adamın üstünden başından da yalnızlık akar. Bir de bu adama Kadıköy iskelesinin kanepelerinden birine oturmuş, heybeli köylüleri, çıplak ayaklı serseri çocukları, hanım efendileri seyrederken rastlarsınız . [Sait Faik Hakkında]

Kendimi bildim bileli zulüm görenlerle hakkı yenenlerle sömürülenlerle acı çekenlerle yoksullarla birlikteyim.

İnsanoğlu umutsuzluktan umut yaratandır…

Bir dil bulacağız her şeye varan Bir şeyleri anlatabilen Böyle dilsiz böyle düşmanca böyle bölük pörçük dolaşmayacağız bu dünyada.

Benim için dünya bin çiçekli bir kültür bahçesidir bir çiçeğin bile yok olmasını dünya için büyük bir kayıp sayarım.

Bizi düşünmeye alıştırmamışlar. Üstelik de düşünmeyelim diye ellerinden geleni yapmışlar. Allah beterin beterinden saklasın derler, bir de düşünenleri, gelin şuna düşünenleri demeyelim, düşünmeye çabalayanları hep öldürmüşler.

Gülümse bitsin karanlık Gülümse karamsarları şaşırt Gülümse güller açsın yüzünde Gülümsemenle yayılsın ışık Dünyayı ısıtmasan da güneş gibi.

Küreselleşme tek tip insan yetiştiriyor bugün. Oysa dünya on binlerce çiçekli bir kültür bahçesidir her çiçeğin ayrı bir rengi ve kokusu vardır. Bir çiçeğin koparılması bir rengin bir kokunun yok olmasıdır. Tek dile tek renge kalmış bir dünya hapı yutmuştur. Bu felâketin önlenmesi için demokrasiden başka çare de yok.

Dünyanın bütün kötülüklerine baş kaldır bazen senin iyiliğin başkasının kötülüğüne de olabilir. Kendi iyiliğine de baş kaldır.

Şu hayat dedikleri de ne güzel şey!

"Evrende iki sonsuz doğurgan yaratıcı güç vardır. Biri insan, öbürü doğa. İnsan, yaratıcılığını yitirdiği gün, doğa yaratıcılığını bitirdiği gün her şey bitecektir. "

Dünya on binlerce çiçekli bir kültür bahçesidir her çiçeğin ayrı bir rengi ve kokusu vardır. Bir çiçeğin koparılması bir rengin bir kokunun yok olmasıdır. Tek dile tek renge kalmış bir dünya hapı yutmuştur.

Bizi düşünmeye alıştırmamışlar. Üstelik de düşünmeyelim diye ellerinden geleni yapmışlar. Düşünmeye çalışanları da hep öldürmüşler.

"Şu insanlar, şu dünyada var oldukça her şeye akıl erdirecekler, kartalın uçuşuna, karıncanın yuvasına, ayın, günün doğuşuna, batışına, ölüme, kalıma, her şeye akıl sır erdirecekler. Karanlığa ışığa, her şeye, her şeye akıl erdirecekler, tek insanoğluna güçleri yetmeyecek. Onun sırrına ulaşamayacaklar.”

 Dünya da çok şey kolay da, insan olmak zor.

 

"çın çın ötüyor yüreğimin kökünde 

şu dünyanın ıssızlığı

tanrı kimsenin başına vermesin

böyle bir yalnızlığı."

 

Ben dualarımı

Islıklı rüzgara kazarım.

Ve salıveririm

Gitsinler Tanrıyı bulmaya.

agir sozler,guzel sozler,ozlu sozler

İhanetin telafisi, kahpeliğin bahanesi olmaz.

Yemine gerek görmeyecek kadar sözlerine sadık ol.

Yolu doğru olanın yükü ağır olurmuş.

Deli gibi severek aklını almalısın kadının. Yarı yolda bırakıp ahını değil.

Kırk fırın ekmek yeseniz fark etmez, hamurunuzda yoksa adamlık!

Benim duygularım oyuncak değil, sen fazla çocuksun.

Ben sana laf sokmuyorum ki, Lafı ortaya koyuyorum, sen gelip üstüne oturuyorsun.

Kalp katı değildir, katı olan zihindir.

Hainlik yaparak gittin ya, helallik almak için geri döneceksin!

Sabırdan sonra söylenen söz ağır olur. Söyletmeyin!

Zannetmeyin ki suskunluğum korktuğumdan. Fırtınadan öncesi de hep böyle durgundur.

Hayata baktığın pencereden düşmen dileğiyle; hoşça kal!

Sokak lambası gibisin, kime yandığın belirsiz.

Bana kaliteden bahsediyor, kişiliği defolu insanlar.

Ederinden fazla değer soytarıyı kral eder.

Dünya bile dönüyorken yanındakilerinden şüphen olmasın.

Aradığına ulaşamıyorsan, bil ki sorun hatlarda değil, menfaatlerdedir.

Laf olsun diye konuşmuyorum ki, konuşuyorum laf oluyor.

Gelecekten bahsedenlerin gidişine hastayım.

Kimseyi küçük görme, noktada küçüktür ama cümleyi bitirir!

Her şeyi bilmene gerek yok, haddini bil yeter.

Millette ego büyüdükçe, beyin küçülüyor.

Gözümden akan yaşlar, değerimi bilmeyenlere sadakam olsun!

Gözümden akan yaşlar, değerimi bilmeyenlere sadakam olsun!

Su kadar aziz olanlar, su kadar ucuz olanlar var.

Unutma senin küle çevirdiğin kalbe bir başkası üfleyerek can verir

Giderek terbiyesizleşiyorsan, hayatın ne mal olduğunu anlıyorsun demektir.

Çok paran varsa herkes seni tanır. Paran yoksa sen insanları tanırsın.

Bana yüreğimdesin deme sevgilim. Bana kalabalık yerlerde sıkıntı basıyor.

Unutma, sen gitmekle eylem yaparsan, ben unutmakla devrim yaparım.

Yolu doğru olanın yükü ağır olurmuş.

Kafana göre dön dünya ne senin gibi fırıldaklar ne de senin gibi yuvarlaklar umurumda!

Ben adam yerine koyuyorum o yerini beğenmiyor.

Ne kimsenin köpeği olduk ne de başkasının köpeğiyle muhatap olduk.

At yedi gün de, it yediği gün de unuturmuş.Sen kaç günde unuttun?

Koyduysa sana yokluğum, işte o zaman mutluyum.

Gidenin arkasından diz çökmeyin, cenaze namazında secdeye varılmaz!

Başka biri olmaya çalışmak, kendinizi harcamaktır.

Yanıltmasın seni melek bakışlar, bazen şeytan bile beni ayakta alkışlar.

Aptallarla dolu bir dünyada, normal olmak zordur.

Kral olsan ne yazar senin de gideceğin 2 metre mezar.

Benim bitmeyen gecelerim varken, seninde doğmayan bir güneşinin olması dileğiyle.

Aradığınız kişiye ulaşamıyorsanız sorun hatlarda değil, menfaatlerdedir.

Reçetene ‘yol’ yazıyorum, istediğin kadar alabilirsin!

Kadın var masada rakı, kadın var masada meze.

Deli gibi severek aklını almalısın kadının. Yarı yolda bırakıp ahını değil.

Acını içinde tut Allah bilsin. Başkası bilirse acın büyür.

Xötlük parayla olsa, veresiye yazdıracak adamlar tanıyorum!

Yüreğin dişisi erkeği olmaz, bir mert olanı vardır, bir de namert.

Bizim akIımızın biIe aImadıkIarını, başkaIarının midesi nasıI aIıyor anIamadım.

Sen benim adımı bile anamazsın. Bırak dost kalmayı sen benim düşmanım bile olamazsın.

Adamın dibi dediğimiz herkes, kazanın dibi çıktı.

Aşık olduğunuz adamla evlenemezsiniz, çünkü adam olana aşık olmuyorsunuz.

Her insan kendine yakışanı yapar. Çünkü kalite asla tesadüf değildir.

Hadi kaldır kadehi; varsa şerefine, yoksa gidişine içelim.

Hiçbir zaman doğru insan çıkmaz karşına. Ya zaman yanlıştır, ya da insan.

Gölgene lafım yok o da seni adam sanıp peşinden geliyor.

Sana değer verip aşkı bulacağıma X’e değer veririm Y’yi bulurum daha iyi

Ölmeyi çoktan göze aldım ama yanımda kimleri götüreceğimi düşünüyorum.

Bazı insan girdiğinde odayı aydınlatır, bazısı da çıktığında.

Suskunluğum soylu bir meydan okumadır ama karaktersiz olanda işe yaramaz!

Yaptıklarıyla küçülenler, laflarıyla büyüdüklerini sanmasın.

Anladım ki birçok insan vücudunun su ihtiyacını, tükürdüğünü yalayarak gideriyor.

Ayrılık kolaysa senin için, el sallamakta zor değil benim için!

Otomatik kapılar gibi, her gördüğüne açılıyorsun.

Sahip olamadığım bişey varsa, yeterince istemediğim içindir.

Giden gitmiştir, gittiği gün bitmiştir! Ben gideni değil, giden beni kaybetmiştir.

Ben adam yerine koyuyorum o yerini beğenmiyor. Alışkın değil demek ki.

Sen çare arıyorken o bahane arıyorsa, aranacak bir şey kalmamıştır; Bırak gitsin!

Elinden geleni yaptıktan sonra, sıra ayağından geleni yapmakta: Gitmek gibi mesela…

Yerin kulağı yok, milletin ağzı gevşek.

Bana takıl hayatın renklensin, fazla takılma gökkuşağına dönersin.

Bir gün öyle bir giderim ki; Kaybedeceğim hiçbir şey olmaz!

Oralarda benden yok, bir düşünsen anlarsın. Buralarda senden çok var, görsen şaşarsın.

Kısa mesajda bile 160 tane karakter var ama sende 1 tane bile yok!

Ya av olacaksın ya da avcı, ama asla avı, avcıya götüren bir köpek olmayacaksın.

Av ya da avcı olmak mesele değil. Ben şunu hep savundum; asla avı, avcıya götüren bir köpek olmayacaksın.

Ey yar: Seni Bir ömür boyu sevmeye niyetliyim desem Allah kabul etsin der misin?

Sevdiğini delice seven kişi pervane gibi özler ateşi. Sevip de yanmaktan korkanın bütün işi masal anlatmaktır.

Kişiliğinde şeref yoksa eğer ne kadar başın dik yürürsen yürü, gökyüzü dahi yüzüne tükürür.

Bazılarının yalanlarının ulaştığı yerlere bizim hayallerimiz bile ulaşamıyor!

Bu saatten sonra, iğneyi bana batıranın, xötüne çuvaldızı sokarım.

Gidenin arkasından asla diz çökmeyin, CENAZE NAMAZINDA secdeye varılmaz!

Sen şimdi beraber yürüdüğümüz o kadar yolu, tek başına geri dön mü diyorsun? Çok acımasızsın.

Herkes dostum olamaz. Hayat benim kimse karışamaz. Aşka gelince bir kere sevdim, bir daha işim olmaz..!

İnsanlar gösterdiğiniz nedenlere, içtenliğinize ve acılarınızın ağırlığına, ancak: Siz öldüğünüzde inanırlar.

Hiçbirimiz tek parça değiliz. Ya sevdiğimiz insanla tek parça oluruz ya da tamamen yok oluruz

Baş olanlar övünmesin ne gelirse başa gelir, dizler yere değer amma, baş dönerse taşa gelir.

İnsanlar da fotoğraf gibidir. Ne kadar büyütürsen, o kadar düşüyor kalitesi.

Herkesin menfaatine geldiğin kadar iyisin bu sahte hayatta.

Kime değer vermeni yüreğin kanaya kanaya öğrenirsin. Ben benimle yola çıkanı hiç yarı yolda bırakmadım. Yarı yolda bırakanı da bir daha adam yerine koymadık.

İnsanın diğer yüzünü görünce, ilkini hatırlamam.

Lafları ile büyük olduklarını sananlar, yaptıklarıyla ne kadar küçük olduklarını kanıtladılar.

Temiz giysilerin bile yakışmadığı insanlar vardır.